Cengizhan AKP Seçim Müziği Dombra Marşı indir Dinle Sözleri Video izle

Tarih 20 Şubat 2014 Perşembe 0 yorum
Sponsorlu Bağlantılar
Sponsorlu Bağlantılar
AKP Seçim Müziği Dombra şarkı sözleri 2014 Ak Parti Seçim şarkısı Cengiz Han Marşı sözleri ne anlama geliyor. 2014 yeni Akp müziği Cengiz Han Dombra Şarkısı Dinle. Cengiz Han Marşı AKP 2014 seçim müziği mp3 indir yükle telefona melodi yap diyenler de olacak. Ak Parti 2014 seçim şarkısını kim söylüyor Uğur Işılak Dinle. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yöresel seçimler evvelinde ilk defa seçim beyannamesini izah etmek için kürsüye yürümüş olduğu anda Uğur Işılak'ın AK Parti için hazırladığı seçim şarkısı belirtildi.

Cengiz Han Marşı olarak tanınan Dombra'nın müziği üstüne yazılan nağme üstüne Erdoğan duygu dolu anlamış olur yaşarken, şarkının içerisinde "Göründüğü benzer olan, enerjisini milletten çevre Recep Tayyip Erdoğan" benzer laflara işaret edildi.

İşte Uğur Işılak'ın 'Recep Tayyip Erdoğan' Şarkısının Sözleri

Ezilenlerin Gür Sesidir O,
Suskun Dünyanın Hür Sesidir O,
Göründüğü Gibi Olan, Gücünü Milletten Alan 'Recep Tayyip Erdoğan'

Halkın Adamı, Halkın Aşığı,
O Milyonların Umut Işığı,
Mazlumlara sırdaş olan, Gariplere yoldaş olan 'Recep Tayyip Erdoğan'

Oldu Herzaman Sözünün Eri,
Çıktığı Yoldan Dönmedi Geri,
Kararlıdır Davasında, Anaların Duasında 'Recep Tayyip Erdoğan'

Sözü Dost Doğru Yoktur Riyası,
Zalimlerin Korkulu Rüyası,
İnandığı Yolda Giden, Yıllardır Beklenen Lider 'Recep Tayyip Erdoğan'


AKP Cengizhan Marşı Türkünün Sözleri
Kara kış köyüme gelende
Lapa lapa kar yere düşende
Dombıramı alırım
Yürek sazımı çalarım
Kaygılarımı asla söylenmem.
Dombıra sazımı işiten babalar
Manasına kulak veren anneler
İşittiğini zeka yorarak,
Yürekleri titreyerek
Göz yaşlarını esirgemezler.
Nogayların derdi sınırsız, her gününde
Yiğitlerin uyumadığı günlerde
Yüreklerini cesaretlendiren
Savaşlarda kuvvet veren
Görüp geçirmiş dombıra

Dombra Nedir, Dombra Orjinal Sözleri:

Eskiden bir hanın kızı yoksul bir delikanlıya âşık olur ve saklı saklı buluşurlar. Bu hali ayrım eden han, delikanlıyı öldürtür. Ölen delikanlıdan gebe kalan kız, bir kız ve bir oğlan doğurur. Dedikodudan korkan han, evlatları jalmavuza, kısaca cadıya öldürtmeyi düşünür. Jalmavuz evlatları gözün görmediği, kulağın duymadığı bir yere götürüp yemyeşil yüksek bir ağacın başına; kızı doğuya, oğlanı batıya isabetli çevirip bağlar. Çocukların gözyaşlarının ağaca değdiği alan kokuşmaya başlar…

Çam ağacının gövdesinden, Kesip de yaptığım kopuzum. Asi tekenin boynuzundan, Tiyek yaptığım kopuzum… Orta Asya Türk toplulukları oldukça fazla çevrede varlıklı bir kültürel hüviyet meydana getirmiştir. Efsane… ve başka anlatılar yardımıyla de orijin malumatlarını çağımıza kadar taşımışlardır. Türkler kullandıkları şarkı aletlerinin farklı sebeplerle husule geldiğine ve her aletin şahsına dahil bir zamanı olduğuna inanmaktadırlar.
 Bu anlamda Kazakistan’da sıklıkla kullanılan ve hatırı sayılır bir geçmişe sahip olan “Dombıra ve Kopuz”un çıkışı ile alakalı çoğu efsaneden söz arzu olasıdır. Günümüz Kazakistan’ında kullanılan enstrümanlar içerisinde dombıra ve kopuz, artık şarkı yapımcılarımızın sık kullandığı, dizi müziklerimizin olmazsa olmaz enstrümanları hâlini almıştır. Telli çalgılar içerisinde mühim bir yere sahip olan dombıra ile yaylı çalgılar grubuna giren kopuz, en sık görülen kullanılan ve üstüne bir hayli efsaneler yazılarıdır.

İki Telli Dombıra Evlerin Duvarlarını Süsler

Kazak Türkleri içerisinde dombıra en sık görülen, kıymetli telli müzik aletlerinden sayılmaktadır. Halk içerisinde bu çalgıdan atalarının kalbinin sesini, gönül şarkısını dinledikleri inancı yaygındır. O yüzden Kazakistan’da duvarında dombıra asılı olmayan hane yoktur. Bu aletin bu denli sık görülen olmasının en başta gelen sebebi rahat taşınabilir olmasıdır; ikinci sebebi ise yapılışının rahat oluşudur. Bu müzik aleti uzun ince saplı olup sap başından beden ucuna kadar 2 tel gerilmektedir. Gövde oyuk, üstü ince tabakayla kaplıdır. Dombıra mızrapsız, parmak uçlarıyla çalınır. Gövdesi Kazak motifleriyle süslenen bu müzik aleti, tüm ahşap içi boşaltılarak yapılır. Telleri bağırsaktandır. Eski biçiminde kulak bulunmamakta, maytap yerine aşık kullanılmaktaymış. Müzikçilerin teknikleri yükseldikçe telli cihazların külüstür tipi korunarak büyümeye başlamış.

Ağacın İçindeki İki İp ve Hüzün Nağmeleri

Dombıranın çıkışıyla alakalı sık görülen olan efsaneleşmiş dramatik bir hikâyeyi barındırır. Eskiden bir hanın kızı yoksul bir delikanlıya âşık olur ve saklı saklı buluşurlar. Bu hali ayrım eden han, delikanlıyı öldürtür. Ölen delikanlıdan gebe kalan kız, bir kız ve bir oğlan doğurur. Dedikodudan korkan han, evlatları jalmavuza, kısaca cadıya öldürtmeyi düşünür. Jalmavuz evlatları gözün görmediği, kulağın duymadığı bir yere götürüp yemyeşil yüksek bir ağacın başına; kızı doğuya, oğlanı batıya isabetli çevirip bağlar. Çocukların gözyaşlarının ağaca değdiği alan kokuşmaya başlar. İki bebeğin kalp atışı durduğunda bu ağaç da hayatını durdurur.

Kız ise toplumda söylenenlere dayanamayıp ikizlerini aramaya yola menfaat. Gitmediği alan, çıkmadığı dağ kalmaz. Üzüntüyle günleri akşamları uykusuz geçer; umutla ayları, ağlamakla seneleri geçer.

Sonunda bitap, hâlsiz kalan kız dinlenmek için çürümekte olan ağacın dibine gelip uzanır. Uyuyakaldığında onu büyüleyici bir ses uyandırır. İyice dinleyince sesin tahtadan geldiğini ayrım eder. Kız gündüz ikizlerini arar, akşam ise bu ağacın aşağısında hem dinlenir aynı zamanda ahşap gelen sesle gönlünü avutur. Günün birinde çevrenine bakmak için ağaca tırmanırken onu devirir. Çok geçmeden rüzgâr esince ağaç yine canlanır. Kız onun sırlarını araştırınca ağacın tepesinden altına kadar oyuk olduğunu görür. Ağacın tepesinde incecik çekilmiş ipi görür. Bu ipler onun 2 çocuğundan kalan iplerdir. Batıdaki ip özgür, doğudaki ip ise katı çekilerek bağlanmıştır. Ölmüş ikizinin ipleri olduğu için haberi olmayan kız ağacın böyle bu estetik sesleri verdiğini anlamış olur. Sonra kendisi de ağacı oyup 2 ip bağlayıp çalmaya başlar. Çalınca oldukça estetik ses çıkarır cihaz. Kız, ipin gevşek olanına dramatik sedasından ötürü erkek çocuğuna koyacağı Munlık (hüzün) adını, katı çekilmiş ipe de sesinin acı olmasından ötürü kızına koyacağı Zarlık (çok fazla keder, hüzün) adını cevaplar. Aleti akşam gündüz elinden bırakmayıp, ezgi besteleyip, toplumda dolaşıp ikizlerini ararmış.

Dombırayı İki Telli Hâle Getiren Cengizhan’ın Evlat Acısıdır

Dombıranın oluşumuyla alakadar diğer efsaneleşmiş ise şöyledir: Cengizhan’ın büyük erkek çocuğu Joşıhan ava menfaat. Yaralı ceylanın peşini kovalarken vefat eder. Oğlundan habersiz kalan Cengizhan onun can verdiğini sezerek “Kim bana bu acı haberi söylerse onun boğazına mermi dökeceğim.” der. Cengizhan’ın şiddetinden korkan vezirleri haberi vermeye korkusuzluk edemezler. Buna daha fazla sinirlenen Cengizhan bütün kahrını, acısını halktan çıkarmaya başlar ve halka zulmeder. Bu kadar ağır işkencenin aşağısında kalan halkını bu ıstıraplardan kurtarmak ümidiyle Kerbuğa-küyşi Hanın huzuruna gelir, bildiklerini gizlemeden anlatmasını talep eder. Kerbuğa da bildiklerimi ben değil 2 telim anlatsın der; “Aksak Ceylan” küyünü yazar ve dombırasıyla Cengizhan’a anlatır. Küyde Hanın katılığı, acımasızlığı, halkın çekmiş olduğu ağır eziyetler, avcılık biyografisi ve Joşıhan’ın ölümü ifade edilir. Bunun tümünü fazlaca iyi anlayan Cengizhan Kerbuğa’nın boğazına mermi dökülmesini emreder. Fakat Kerbuğa acı gerçeklerin kendisi değil dombırasının ağzından çıktığını söyler. Böylece mermi dombıranın gövdesine dökülür. Sıcak kurşuna dayanamayan dombıranın birkaç teli kopar, daha önce altı telli olan dombıra bugünkü 2 telli hâlini alır.
Efsaneden anlaşılabildiği benzer nağme dilinin derinliği, ustalığı arz eden cihaz yaralama tekniğinin büyümesi, şarkı aletleriyle alakalı efsanelerde mühim bir role muktedirdir.

Şamanlar Kopuzu Tedavide Kullanmıştır

Kazaklarda mühim olan bir diğer enstrüman ise kobızdır. Kobız, plato çalınan telli çalgılardandır. Kobızın esrarengiz sesini yüzyıllarca Şamanlar, merasimlerinde rahatsız iyileştirme arzu, fena ruhları aforoz etmek benzer gayeler için kullanmışlardır. Baksı yada Kam isminde olan bu Asya Türk tedavicileri, iyileştirme seansı esnasında mukaddes saydıkları çalgılara hususi ehemmiyet verirlerdi. Yayın tellere sürtünmesinden çıkan sesin, ata canı ile irtibat oluşturmaya destek olduğuna ve bu sesin iyi ruhları çağırıp fena ruhları kovduğuna inanırlardı. Bu nedenle kılkobız baksılar aracılığıyla kullanılmıştır.

Dede Korkut’un Sazı Kopuz
Kopuz, Dede Korkut’un sazıdır ve plato çalınır. Baş kısımdaki tellerin bağlandığı ses burgularından birisi güneşi öteki ayı delegasyon eder. Gövdede telleri taşıyan köprü bölümünün altı alanı, üzeri de göğü delegasyon etmektedir.
Geliştirilip dört telli orkestra kobızına dönüşen “Narkobız” da bunların devamı niteliğindedir. Kazaklar kılkopuzun Dede Korkut’la irtibatlı olduğuna inanmaktadırlar. İki telli kılkopuzun telleri beygir kılındandır. Gövdesinin üzeri aleni oyuktur, geriye kalanı deriyle kaplıdır. Yüzü genel anlamda düz değildir. O yüzden telleri yüksek durmaktadır. Diz üstüne konularak çalınır. Kopuzu cep yapmak için kullanılan ağaç yay durumundadır. Kopuz inşa için kayın, meşe, ıhlamur benzer ağaç çeşitleri belirlenir. Kopuz yapılacak ağaç fidanken hususi bakıma içerler ve yalnız güz günlerinde kesilmektedir. Ustalar senenin başka mevsimlerinde doğranan ağacı işlenmemiş görmekte ve kullanmamaktadırlar.

Dede Korkut Kopuzu Rüyasında Keşfeder

Dede Korkut’un kopuzu ne şekilde buluş etmiş olduğu ile alakadar efsaneleşmiş çağımıza kadar korunmuştur. Bu efsaneye göre; Korkut küçüklüğünden kavrama yetisi yüksek ve hafızası dirayetli bir çocuk olarak büyür. O dönemde kullanılan şarkı cihazların tümünü çalabilecek miktara gelir. Fakat bununla yetinmeyen Korkut şahsı elleriyle, adem oğlu ve mahlukların doğa olaylarının, kâinattaki varlıkların sesini çıkarabilen bir enstrüman inşa istemiş. Aleti ne şekilde yapacağını oldukça düşünmüş, kesip getirmiş olduğu bir çam ağacının gövdesine planladığı türü vermeye çalışmış. Fakat bundan sonrasında ne yapacağını bilemeyip fazlaca zorlanmış. Günler hep bu şekilde çam ağacına biçim vermekle ve ne şekilde bir cihaz yapacağını düşünmekle geçmiş. Bir gün artık adamakıllı yorulan Korkut otururken bir anlık uykuya dalmış. Rüyasında bir melek ona: “Ey, Korkut! Yapmakta olduğun kopuz altı yaşındaki bay devenin kemiği kadar olmuş. Fakat onun deve derisinden anatomisi, bay keçinin boynuzundan oyularak yapılma tiyeği (teli yüksek tutmak için dibine konulmuş olan köprü), beş yaşındaki aygırın kuyruk kıllarından örülmüş işegi (bağırsak) eksiktir. Bunları sağlarsan, aletin kuş benzer ötmeye dünden hazırmış.” diyerek kopuzu ne şekilde tamamlayacağı ile alakalı bilgi cevaplar. Korkut uyanır uyanmaz meleğin açıkladıklarınn tümünü yapmış.

Çam ağacının gövdesinden,
Kesip de yaptığım kopuzum.
Üyenkinin gövdesinden,
Oyarak yaptığım kopuzum.
Jelmaya’nın derisinden,
Şanak yaptığım kopuzum.
Asi tekenin boynuzundan,
Tiyek yaptığım kopuzum.
Beş yaşındaki aygırın kuyruğundan,
İşek yaptığım kopuzum.
Kulaklarını ayarlayayım,
Olmazsa bu dediklerim.
AK Parti 2014 Seçim Şarkısı Cengizhan Dombra video izle

2014 yeni akp seçim müzihi hakkında ne düşünüyorsunuz 2014 ak parti seçim şarkısı hakkındaki olumlu olumsuz yorumlarınızı düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.

Bıradan Uğur Işılak şarkısı 2014 akp dombra indir linkine ulaşabilirsiniz.
Sponsorlu Bağlantılar

0 yorum:

Yorum Gönder

Google'da Bizi Bulun DMCA.com