Akarsu Nedir Vikipedi Akarsu Çeşitleri Akarsuların Özellikleri Kısaca

Akarsular nelerdir Akarsular hakkında herşey Kısaca Akarsu özellikleri nelerdir. Akarsular kaça ayrılır? Dünya tabakasının şekillenmesi bakımından en mühim hisse asla kuşkusuz akarsulara aittir. Yüzeydeki sularının bir döşek içerisinde toplanıp akmasıyla oluşurlar. Akarsuyun doğduğu yere akarsu deposu, döküldüğü yere akarsu ağzı denir. Akarsular küçükten büyüğe isabetli dere, çay, öz, ırmak ve nehir tarzında sıralanırlar. Bir akarsu irili ufaklı bir hayli kola ayrılmıştır. Bunlar hep birlikte tüm bir sistemi kurarken, kollardan en bolca su ile devam etmekte olan anne akarsudur.

Akarsu Havzası Nedir?
Akarsuyun bütün kollarıyla beraber toplandığı kesime akarsu havzası denir. Bu havzanın genişliği ise, abuhava şartlarına ve yüzey şekillerine bağlıdır.

Akarsu havzaları 2 kısımda incelenir:
Açık Havza: Sularını denize ulaştırabilen havzalara aleni havza denir. (Yeşilırmak, Kızılırmak, Yenice, Sakarya, Susurluk, Gediz, Küçük Menderes, Büyük Menderes, Aksu, Göksu, Seyhan, Ceyhan, Fırat, Dicle Çoruh benzer.)
Kapalı Havza: Sularını denize ulaştıramayan havzalara kapalı havza denir. Kapalı havzaların oluşmasında bölge yöntemleri, ısı ve rutubet tesirlidir. (Van Gölü Kapalı Havzası, Tuz Gölü Kapalı Havzası, Konya Kapalı Havzası, Göller Yöresi Kapalı Havzası benzer.)

Akarsu Akış Hızı
Akarsuyun akış sürati yatağın her 2 kesitinde farkına varır. Suyun sürati yanlarda, dipte ve su satıhında sürtünme sebebiyle azdır. Suyun en çabuk akmış olduğu alan akarsuyun en derin yerinin üstünde ve satıhın birazcık altındadır. Akarsu yatağında suyun en çabuk akmış olduğu noktaları birleştiren çizgiye hız çizgisi(talveg) denir. Akış sürati, yatağın eğimi ve genişliği ile taşınan su tutarına alakalı olarak değişmiş olur.

Su Bölümü Çizgisi
Birbirine komşu 2 akarsu havzasını birbirinden ayıran huduta su kısmı çizgisi denir. Su kısmı çizgisi ekseri dağların doruklarından geçer. Su kısmı çizgisi kurak yerlerde, bataklık bölgelerde, karistik bölgelerde ekseri belirli olmazlar.

Akarsu Debisi
Akarsuyun rastgele bir kesitinden ünite zamanda hafta su tutarına denir. Akarsuyun debisi senenin muhtelif zamanlarında değişerek değişiklik gösterir. Akarsuyun debisi yağış dozu diyeti, yağış türü, yerin yapısı, kaynak suları, ısı ve buharlaşma benzer faktörlere alakalı olarak değişmiş olur. Akarsu debisi bir diğer ifadeyle; akarsu akımı olarak da bilinir.

Akarsu Rejimi
Akarsu debisinin sene içinde gösterdiği değişmelere diyet yahut akım ayarı denir. Akarsu rejimini belirleyen esas etkili havzanın yağış miktarıdır. Yağışların yetersiz, ısı ve buharlaşmanın çok olduğu evrelerde akarsu akımı düşer. Yağışların aşırı olduğu ve kar erimelerinin görüldüğü zamanlarda akım yükselir.

Akarsu Rejimi Dört Tiptir:
Düzenli Rejim: Akımı sene içinde aşırı değişmeyen akarsuların diyet tipidir.
Düzensiz Rejim: Akımı sene içinde büyük farklılaşmalar gösteren akarsuların diyet tipidir.
Karma Rejim: Farklı abuhava kesimlerinden geçtiğimiz akarsuların diyet tipidir. Örnek: Nil Nehri
Sel Tipi Rejim: İlkbahar yağışları ve kar erimeleri ile bolca su taşıyan, yazları ise suları yok denecek kadar azlan akarsuların diyet tipidir. Örneğin devletimizdeki İç Küçük Asya Bölgesi akarsuları.

İklim Bölgelerine Göre Akarsu Rejimleri
Sıcaklık-yağış koşulları ile akarsuların taşıdıkları su dozu ve akım ayarı içerisinde sıkı bir temas bulunmatadır. Farklı abuhava çevresindeki akarsuların diyetleri birbirinden alternatif meydana gelebilir. Ancak abuhava bölgelerinin yüksek ve kazançlı bölümlerindeki akarsuların diyetleri benzerdir. Kar erimelerinin olduğu dönemlerden akım yükselir. Kış aylarında kar yağışının aşırı olması akımın düşük bulunmasına sebep olur.

Yağmurlu Ekvatoral İklimde Akarsu Rejimi: Bu abuhava tipinde yağışlar bolca ve yağış diyeti tertipli olduğundan dolayı Ekvatoral alan akarsuları sene süresince bolca su taşır. Örnek: Amazon ve Kongo nehirleri.
Yağmurlu Okyanusal İklimde Akarsu Rejimi: Bu abuhava tipinde yağışların bolca ve tertipli olması sebebiyle akarsular sene süresince bolca su taşır. Örnek: İngiltere’deki Thames Nehri
Muson İkliminde Akarsu Rejimi: Bu abuhava tipinde yaz yağışları sebebiyle akım yükselir. Kış kuraklığı akım düşer. Örneğin Ganj ve İndus nehirleri.
Akdeniz İkliminde Akarsu Rejimi: Yaz kuraklığına, ısı ve buharlaşmanın fazlalığına alakalı olarak yazları akım düşüktür.

Türkiye'deki Akarsuların Özellikleri
Türkiye’nin dağlık ve engebeli bir devlet olması sebebiyle, akarsularımızın boyu ekseri kısadır. Yağışlı ve kar erimelerinin olduğu zamanlarda taşan, kurak zamanlarda ise kuruyacak derecede suları azalan akarsularımızın diyetleri düzensizdir. Karadeniz Bölgesi’ndeki akarsularımızın dışındakiler ekseri bolca su taşımazlar. Akarsularımız rejimlerinin karmakarışık ve döşek eğimlerinin aşırı olması sebebiyle erişime müsait değildir. Türkiye bugünkü görünümünü 3. ve 4. zamandaki orojenik ve epirojenik hareketlerle kazandı. Bu nedenle akarsularımız daha balans profiline ulaşamamıştır. Ama Türkiye’deki akarsuların döşek eğimleri ve akış hızları çok olduğundan dolayı hidro-cereyan potansiyelleri yüksektir.

Akarsuların döküldükleri deniz veya göl satıhına zemin düzeyi denir. Deniz cevresi anne zemin düzeyini meydana getirir. Göl cevresi yahut kapalı havza cevresi mahalli zemin düzeyi diye tanımlanır. Akarsular yıpratma ve biriktirmesini zemin derecesine göre yapar. Yatağını zemin derecesine indirmiş olan akarsular yıpratma ve biriktirme faaliyetini dengelemiştir. Bilgiozetim.com Aşınım ve birikimin eşitlendiği bu profile balans profili denir. Akarsuların gayesi bulundukları kesimi aşındırarak deniz derecesine yaklaştırmak başka bir söylemle balans profiline ulaşmaktır. Akarsuyun aşınım süresinde gözlemlenen biçimler; yayla ve peneplendir. Plato, akarsu vadileriyle derince yarılmış düz ve geniş düzlüklerdir. Peneplen ise,  geniş arazi kesimlerinin, akarsu aşınım faaliyetlerinin verecek zamanında deniz miktarına yakın duruma indirilmesiyle oluşmuş, yetersiz engebeli bölümlerdir. Bir akarsuyun balans profiline ulaşabilmesi ve arazinin peneplen vaziyetine gelebilmesi için tektonik eylemlerin görülmediği yüz binlerce senenin geçmesi gerekiyordur.

İklim değişikliklerinde ve tektonik hareketlere alakalı olarak deniz seviyesinin alçalması yahut yükselmesi zemin seviyesinin değişmesine sebep olur. Taban seviyesinin alçalması veya yükselmesi de akarsuyun balans profilinin düzensizleşmesine sebep olur. Taban seviyesinin alçalması, akarsuyun balans profilini bozarak akarsuyun yıpratma ve nakliyat kuvvetinin çoğalmasına sebep olur. Bu nedenle akarsu yatağına gömülür. Taban seviyesinin yükselmesi, akarsuyun balans profilini bozarak akarsuyun nakliyat kuvvetinin azalmasına sebep olur. Bu nedenle akarsu menderesler çizerek stok yapar. Menderes, akarsuyun geni vadi zemini içerisinde, eğimin azalması sebebiyle icra ettiği bükümlere denir. Dış kuvvetler içinde en geniş alana dağılmış, nemli yerlerde ve orta enlemlerde etken olan en mühim dış kuvvet akarsulardır. Akarsular yıpratma ve biriktirme yaparak yeryüzünü şekillendirir. Akarsu, süratinin ve hacminin meydana getirdiği tesir le yatağı derine isabetli kazar, yatağı süresince kopardığı yada erittiği materyalleri taşır. Akarsu aşındırması ile meydana gelen biçimler vadi ve dev kazanıdır. Akarsuların aşındırmasında döşek eğimi esas etkendir. Çünkü döşek eğimi akarsuyun akış hızını tayin eder. Yatak eğiminin çok olduğu yukarı kısımlarında derinlemesine yıpratma fazlaca belirgindir.

Vadiler
Akarsuyun içerisinde akmış olduğu, kaynaktan ağıza istikametli adımbaşı inişi yer alan, uzun çukurluklardır. Akarsuların yıpratma kuvvetine, yerin yapısına ve aşınım süresine alakalı olarak muhtelif vadiler kaynaklanır. Vadiler ziraat, bahçecilik, erişim ve yerleşme açısından elverişli alanlardır.

Vadi yöntemleri dörde ayrılır:
Çentik(Kertik) Vadi: Akarsuların derine aşındırmasıyla meydana gelen V şekilli, tabansız, genç vadilere çentik vadi veya kertik denir.
Türkiye’nin bugünkü görünümünü 3. ve 4. zamanda kazanmış olması sebebiyle, Türkiye akarsuları daha balans profiline ulaşmamış, geç akarsulardır. Bu nedenle devletimizde fazlaca numarada çentik(kertik) vadi yer almaktadır.
Yarma Vad (Boğaz): Akarsuyun, 2 düzlük içerisinde yer alan katı kütleyi derinlemesine aşındırması neticesinde doğar. Vadi yamaçları dik, zemini dardır. Akarsuyun yukarı kısımlarında ortaya çıkar. Türkiye’de fazlaca numarada yarma vadi (boğaz) yer alır.
Karadeniz Bölgesi’nde, Yeşilırmak üstünde, Şahinkaya yarma vadisi, Marmara Bölgesi’nde, Sakarya üstünde Geyve Boğazı, Akdeniz Bölgesi’nde Atabey deresi üstünde Atabey Boğazı birincil örnekleridir.
Kanyon Vadi: Klaker benzer dirayetli ve çatlaklı taşlar içerisinde, akarsuyun derinlemesine aşındırmasıyla meydana gelir. Vadinin yamaç eğimleri oldukça dik olup, 90 dereceyi bulur. Kanyon vadiler Türkiye’de Toroslar’da sıklıkla ortaya çıkar. Antalya’daki Köprülü Kanyon, devletimizdeki estetik bir misaldir.

Tabanlı Vadi: Akarsu, yatağını zemin miktarına yaklaştırınca derine aşınım yavaşlar. Yatak eğiminin azalması akarsuyun menderesler çizerek yanal yıpratma yapmasına sebep olur. Yanal aşındırmanın birikmesi ile tabanlı vadiler kaynaklanır.

Akarsu Biriktirme Şekilleri
Akarsular aşındırdıkları materyalleri bununla beraber taşır. Yatak eğimleri azaldığında akarsuların yıpratma ve nakliyat kuvveti de kısalır. Bu nedenle nakliyat güçlerinin seviyesinin düştüğü yerde taşıdıkları materyalleri biriktirirler. Akarsuların döşek eğimi azaldığında hızları, yıpratma ve nakliyat kuvvetleri kısalır. Biriktirmedeki, esas müessir döşek eğimin azalmasıdır.
Birikinti Konisi: Yamaçlardan inen akarsular, aşındırdıkları materyalleri eğimin seviyesinin düştüğü eteklerde biriktirir. Yarım koni biçimindeki bu birikimlere birikinti konisi ismi verilir. Birikinti konileri zaman içinde gelişerek bereketli ziraat çevresi haline gelebilir.
Dağ Eteği Ovası: Bir dağın yamaçlarından inen akarsular taşıdıkları materyalleri eğimin seviyesinin düştüğü yerde birikinti konileri biçiminde biriktirirler. Zamanla birikinti konilerinin birleşmesiyle meydana gelen hafifçe dalgalı düzlüklere dağ eteği ovası ismi verilir.
Dağ İçi Ovası: Dağlık alanların iç bölümlerinde, çevreden gelen akarsuların taşıdıkları materyalleri eğimin seviyesinin düştüğü alanlarda biriktirmesi ile meydana gelen ovalardır. Türkiye benzer engebeli devletlerde dağ içi ovaları oldukça ortaya çıkar.
Taban Seviyesi Ovası: Akarsuların zemin miktarına eriştiği bölgelerde, eğimin azalması sebebiyle taşımış olduğu materyalleri biriktirmesi ile meydana getirdiği ovalardır. Bu cins ovalarda akarsular menderesler yaparak akar. Gediz ve Menderes akarsularının aşağı bölümlerindeki ovalar bu cinstendir.
Seki(Taraça): Yatağına alüvyonlarını yaymış olan akarsuyun tekrar canlanarak yatağını kazması ve derinleştirmesi cevabında meydana gelen basamaklardır. Taban seviyesinin alçalması sebebiyle, tabanlı bir vadide akan akarsuyun yıpratma kuvveti artar. Yatağını derine isabetli kazan akarsu vadi zeminine gömülür. Eski vadi tabanlarının yüksekte kalması ile meydana gelen basamaklara seki veya taraça denir.
Kum Adası(Irmak Adası): Akarsuların döşek eğimlerinin seviyesinin düştüğü geniş vadi tabanlarından taşıdıkları materyalleri biriktirmesi ile meydana gelen şekillerdir.
Kum adaları akarsuyun taşımış olduğu su dozu ve akış hızına alakalı olarak bölge değiştirirler. Kum adaları üstünde yoğun bir nebat örtüsünün yer alması kum adalarının bölge değiştirmediğini gösterir.
Delta: Akarsuların denize vardıkları bölgelerde taşıdıkları materyalleri biriktirmesiyle meydana gelen üçgen biçimli alüvyal ovalardır. Deltalar, zemin düzeyi ovalarının bir türüdür. Onlardan bölünen istikameti biriktirmenin deniz içerisinde olmasıdır. Bu nedenle deltanın oluşabilmesi için; gel-git vakasının açık seçik olmaması, kıyının sığ olması, kıyıda kuvvetli bir akıntının bulunmaması ve akarsu ağzında eğimin azalması icap eder.
Çoğrafi Akasular Konu Anlatım Video izle


EmoticonEmoticon