Omurgasız Hayvanlar Canlılar Nelerdir Özellikleri Vikipedi Kısasa Türleri

Omurgasız hayvanlar nelerdir hakkında bilgi, 2014 Omurgasızlar özellikleri nelerdir. Omurgasız canlı türleri kısa özet bilgiler. Omurgasız canlılar hangileridir? Omurgasız hayvanlara örnek resimli video anlatım izle

Yumuşakçalar, Kabuklular, Yassı Solucanlar, Yuvarlak Solucanlar, Süngerler, Sölenterler, Halkalı Solucanlar, Örümcekgiller, Çokayaklılar, Böcekler ve Derisi Dikenliler omurgasız hayvanlar grubunu oluşturur.

Omurgasız Hayvanların Özellikleri
Omurgasız Hayvan Tamamı heterotrof (amade gıda çevre) canlılardır.
Hücre çeperleri yoktur.
Kloroplast taşımazlar.
Omurgasız olarak isimlendirilen yaşayan varlıkların yapılarında bir iç iskelet yer almaz. Omurgasız mahlukların bedeninin dış bölümünü örten ve destekleyen bir dış iskelet yer alır. Omurgasız mahluklardan birkaçı suda, birkaçı da karada yaşamaya ahenk elde etmiştir. Yaşamın hiç bir etabında, bedene desteklik icra eden bir sırt ipliği (notokord) yer almaz. Sinir sistemi büyümesi, ilkel gruplarda uyartılara yöresel yanıtlar verilmesi şeklindeyken, gruplarda gelişmişlik seviyesine göre değişim gösterir. Gerçek dokulara sahip oluşlarına göre, omurgasızlar 2 gruba ayrılır:

1. Grup: Parazoa (Gerçek dokulara sahip olmayan yaşayan varlıklar)
2. Grup: Eumetazoa (Gerçek dokulara sahip yaşayan varlıklar)
1. Grup: Parazoa (Gerçek dokulara sahip olmayan yaşayan varlıklar)
Omurgasız mahlukların ilk grubunu meydana getiren bu canlılarda, reel dokular yer almaz. Bir hücrelilikten fazlaca hücreliliğe geçişin vekilleri olarak biri olan bu yaşayan varlıklar, olsa olsa hücresel seviyede özelleşme gösterebilmişlerdir. Bu nedenle de, bünyede muayyen uzuv sistemlerinin varlığından bahsedilemez. Hücreler tabakalaşma gösterseler de bazal lamina adında olan yapının yada hücreler içerisinde irtibat bölgelerinin bulunmaması sebebiyle, doku varlığı kabul edilmez. Parazoa grubu a) Placozoa b) Porifera (Süngerler) olmak suretiyle ikiye ayrılır.

a) Placozoa: Şubenin tek üyesi olan Trichoplax adhaerens en rahat fazlaca hücrelidir. Aynı zamanda, şimdiye kadar tanınan minimum dozda DNA ihtiva eden hayvansal organizmadır. Ağız ve hazım sistemi yer almaz. Vücudu yassı ve asimetriktir. Yassı gövde yüzeyindeki tek katmanlı yassı epitel gözeneklerinin her biri, bir tane kamçı taşır.

b) Porifera (Süngerler)
En rahat yapılı oldukça hücreli hayvanlardır. Hiçbir sistemleri yoktur. Süngerlerde yalnız hücresel seviyede değişimin ortaya çıkar. Üreme uzuvları bedenlerinin belirli bir mahalinde değildir. İskelet elemanları ortaya çıkmasına karşın, reel doku ve uzuv yer almaz. Hem tatlı sularda bununla birlikte denizlerde yaşarlar. Vücutlarında por söylenilen delikleri fazladır. Çoğunlukla biçim açısından bitkilere benzerler. Kırmızı, mavi, gri, sarımsı ve siyah senkronda olabilirler. Bilgiozetim.com Eşeysiz çoğalmaları tomurcuklanma ile olur. İskeletleri doğal ve doğal olmayan maddelerden husule ulaşmıştır. Su bedene osteum adında olan açıklıklardan girer ve oskulum isminde olan açıklıktan menfaat. Su, beden içinde akışı sırasında süzülür ve içeriğindeki ufak organizmalar gıda olarak kullanılır. Sadece hücre içi hazım ortaya çıkar. Boşaltımda olan kontraktil (vurgan) kofullar, hayvanlar içerisinde olsa olsa süngerlerde yer alır. Sinir sistemleri yoktur. Uyartılara verilen reaksiyonlar bölgeseldir. Ergin kişiler, devamlı bir yere alakalı olarak (sesil) yaşarlar. Bazı cinslerinin ekonomik kıymeti bulunmaktadır.

2. Grup: Eumetazoa (Gerçek dokulara sahip yaşayan varlıklar):
Omurgasız mahlukların geri kalan bütün şubelerini ve ayrıca omurgalıları da kapsayan bu grubun canlılarında, reel dokular yer alır. Özelleşme, doku düzeyinden uzuv ve sistem seviyesine kadar, muhtelif gelişmişlik mikrarlarında görülür.

Sölenterler (Coelenterata)
Vücutlarının merkezinde bir hazım boşluğu yer alır. Bu bölümü hem ağız bununla birlikte anal olarak kullanırlar. Vücut dokusu 2 hücre sırasından oluşmuştur. Dışarıdaki hücre esnasında canlıyı sakınan yakıcı kapsüller bulunmaktadır. Deniz annesi, Hidra ve Mercanlar sölenterlere sözgelişi verilebilir. Bu şubede ilk kez ağız oluşumu gözlemlenir. Ağız, bununla birlikte makat yolu görevindedir. Sindirim boşluğu gelişmiştir. Böylece hücre dışı hazım de meydana gelmiş olur. Sinir sistemi ancak sinir şebekesi yapısındadır. Nöronlar kutuplaşmadığı için, uyartı her istikamete istikametli iletilir. Boşaltım ve teneffüs sistemleri yoktur.
Solucanlar
Omurgasız canlılardan olan solucanların bir çok tatlı sularda yahut dip çamurlarında yaşar. Balçık içerisindeki doğal gıdalarla beslenirler. Bazıları diğer yaşayan varlıkları avlayarak beslenir, birkaçı da asalaktır. Az da olsa denizde canlı olan çeşitleri de mevcuttur. Yassı solucanlar, yuvarlak solucanlar ve halkalı solucanlar olarak incelenirler.

a) Yassı Solucanlar (Platyhelminthes)
Vücut dorsoventral olarak yassılaşmıştır. Solunum, iskelet ve dolaşım sistemleri yer almaz. Basit duyu uzuvlarına muktedirdirler. Yassı solucanlarda makat yolu ve damar sistemi yoktur. Parazit yaşayanların bazılarında hazım sistemi yoktur. Ağız hem makat yolu bununla beraber ağız sorumluluklarını yapar. Sinir ve çoğalma sistemleri bulunmaktadır. Boşaltım sistemleri yer alır. Alev gözenekleri taşıyan protonefridiumları bulunmaktadır. Küçük bir grubu tatlı su ve nemli toprakta özgür, ötekiler adem evladı ve mahluklarda bağırsaklarda kurt olarak yaşar. Planaria ve tenyalar yassı solucanların en tanınmışlarındandır.

b) Yuvarlak solucanlar (Nematoda)
Nemli topraklarda, tatlı sularda yada denizlerde dağılım gösterirler.
Vücut cevresi yumuşak ve elastik bir kütikula ile örtülüdür. Çoğu ayrı eşeylidir ve baylar, dişilerden fazlaca ufak yapılı olmaları ve bedenlerinin arka bölümünün uç tarafta kıvrılmasıyla ayrılırlar. Şubenin bir çok vekili, ekonomik değere sahip olan hayvan ve nebat çeşitlerinde parazittir. Parazit olan çeşitlerde, ekseri bir başkalaşım etabı ortaya çıkar. Sindirim sistemlerinde anal ve ağız ayrılır. Çoğu nebat ve mahluklarda bağırsaklarda kurt olup birkaçı da su ve toprakta özgür olarak yaşar. Kancalı Kurt (Trişin) ve Bağırsak Kurdu (Ascaris) en fazla tanınan örnekleridir.
 
c) Halkalı solucanlar (Annelida)
Vücutları fazlaca numarada halkanın sıralanmasıyla oluşmuştur. Vücutlarında baş alanı ayırt edilebilir. Sindirim kanalı hususi bölümlere ayrılmıştır. Kapalı dolaşım ortaya çıkar. Hermofrodit olmalarına karşın şahsı kendilerini dölleyemezler. Deri solunumu yaparlar. Ağız ve anal oluşumu ile tek istikametli hazım sistemi ortaya çıkar. Sülükler dışında tüm gruplarda solom (gövde boşluğu) odacıklara bölünmüştür. İçi akışkan ile dolu olan beden boşluğu, hidrostatik iskelet görevindedir.
Sülükler haricinde bütün üyelerde kapalı dolaşım sistemi ortaya çıkar. Bu öbek, en meydana gelmiş yenilenme (şahsını yenileme) kabiliyetine muktedirdir. Toprak solucanı ve sülük en isim yapmış örnekleridir.

Yumuşakçalar (Mollusca)
Vücutları 3 açık seçik bölgeden doğar: baş, adaleli ayak ve visceral kitle (organlar). Dorsal beden duvarında manto boşluğu yer alır. Manto boşluğuna hazım, boşaltım ve çoğalma sistemlerinin mahsulleri atılır. Bazı gruplarda manto boşluğu farklılaşmaya uğrayarak akciğerleri husule getirmiştir. Manto bununla beraber kabuk salgılar.
Yumuşakçalarda açık dolaşım sistemi ortaya çıkar. Gaz değişimi gövde cevresi, solungaçlar, akciğerler ve manto ile meydana getirilir. Çizgili adale ilk kez bu takımda görülür. Vücutlarında hem çizgili bununla birlikte düz kaslar yer alır. Sinir sistemi, cilt altı sinir şebekesi halindedir. Karın kesiminde adaleli bacakları mevcuttur. Solungaç solunumu yaparlar. Ahtapot, salyangoz, midye yumuşakçalara misaldir.

Eklem Bacaklılar (Arthropoda)
Hayvanların en geniş şubesidir ve bütün tanınan türlerin takribi %'ünü ihtiva eder. Segmentli vücutları, eklemli üyeleri ve fazlaca iyi meydana gelmiş uzuv sistemleri yer alır. Genel olarak her segmentte bir çift mensup yer alır. Vücutları baş (cephalo), meme (thorax) ve mide (abdomen)'dan oluşmuştur. Karasal hayata en iyi ahenk elde etmiş omurgasızlardır. Açık dolaşım sistemi ortaya çıkar. Ayrı eşeylidir. Basit bir solumun ve sinir sistemi mevcuttur. Ağız ve makat yolu gelişmiştir. Sindirim sistemi tam ve tek yönlüdür. Açık dolaşım sistemi ortaya çıkar. Gaz değişimi; cilt cevresi, solungaçlar, trake sistemi yada kitapsı akciğerler ile meydana getirilir. Su akrepleri, beygir nalı yengeci, deniz örümceği sözgelişi verilebilir.
 
Kabuklular (Crustacea)
Eklem bacaklılar içerisinde bulunan ve 2 çift anten taşıyan tek gruptur. Ancak tespih böceklerinde (Isopoda), karasal formlarda yalnız tek bir çift anten yer alır. Diğeri kaybedilmiştir. Çoğu sucul mekanlarda yaşar ve sucul faunadaki mahluklardan zooplanktonların mühim bir bölümünü teşkil ederler. Bir bölüm kabuklu ise, muhtelif mahlukların sevmiş olarak tükettiği yiyecekler içerisinde sayılır. Örneğin Artemia, flamingoların rejiminin mühim bir elemanıdır. Vücut, baş-gögüs (cephalo-thorax) ve mide (abdomen) olmak suretiyle 3 açık seçik kesime ayrılır. Kabukta kalsiyum biriktirilmesi ile, boyutta dayanıklılık kazanılmıştır. Yengeç ve İstakozlarda (Decapoda), birinci bacak ikisi makas şeklini almıştır. Solunum, solungaçlarla meydana getirilir. Bacaklar da solungaç rolü görebilir. Açık dolaşım sistemi ortaya çıkar ve toplar damarlar yer almaz. Ayrı eşeylidirler ve gelişmelerinde ekseri metamorfoz (değişiklik) ortaya çıkar. Çoğu kabuklu, güneş ışığına yada günün saatlerine göre dikey göç içgüdüsüne muktedirdir. Tatlı su ve denizlerde yaşarlar. Üyeleri eklemlidir. Bazıları mikroskobiktir (Dafnia ve Syklops benzer). Bazı çeşitleri gıda kıymeti nedeniyle hususi olarak üretilirler. Karides, yengeç, İstakoz, siklops, balanus en isim yapmış örneklerindendir.

Örümcekgiller (Arachnida)
Ortalama altmış.000'in üstünde cins ile, epeyce alay alay bir gruptur. Örümcekgillere ait olan yaşayan varlıkların büyük çoğunluğu karasal hayata ahenk elde etmiştir. Solunum uzvu kitapsı akciğerler yada trakelerdir. Küçük yapılı örümceklerin bir bölgesinde ise cilt solunumu ortaya çıkar. Kalp sırt tarafında konumlanmıştır. Kanları renksizdir ve teneffüs pigmenti sıklıkla hemosiyanin'dir. Beslenme sıklıkla karnivordur (etobur) ve bir hayli cins, uzun zaman açlığa dayanabilir. Bazı akrep çeşitleri bir sene süresince, kimi örümcek çeşitleri ise 2 sene kadar açlığa dayanabilmektedir. Ayrı eşeylidirler ve bay ekseri dişiden daha da küçüktür. Yumurtaların korunmasında muhtelif stratejiler ortaya çıkar. Eklemli dört çift bacak taşırlar. Baş ile meme kesimi birbiriyle kaynaşmış vaziyettedir. Antenleri yoktur. Bir bir çok bezler içerisinde zehir taşır. Su kenesi, örümcek, kene, akrep benzer örnekler verilebilir.
Örümcekgillerden akar ve kenelerin bir çok bağırsaklarda kurt olarak, hayvan yada nebat özsuları ile beslenir. Büyük çoğunluğu kördür. Ender olarak, alternatif numaralarda ve yetersiz meydana gelmiş görme organlarının varlığına da karşılaşılır. Karada canlı olan acilen her canlıdan kan emebilen kenelerde, beden kan emildikçe şişer. Birçok virüs ve parazit taşıdıkları için, benekli humma ve tifüs benzer rahatsızlıkları bulaştırabilirler.

Çokayaklılar (Myriapoda)
Karasal canlılardır. Vücutları uzun ve segmentlidir. Her segmentte ayak yer alır. Çıyanlarda her segmentte bir çift, kırkayakta ise her segmentte 2 çift ayak yer alır. Gövdede, bitirecek segment dışında her beden segmenti bir çift mensup taşır. Trake solunumu yaparlar. Deri, kalsiyum karbonat ihtiva etmesi sebebiyle katı yapılıdır. Çıyan ve kırkayak bu grubun örneklerindendir.

Böcekler (insecta)
Canlılar dünyasının en geniş hayvan sınıfını meydana getirirler. Vücutları baş (cephalo), meme (thorax) ve mide (abdomen) olmak suretiyle 3 bölümden doğar. Bazı gruplarda bu beden kısımlarında kaynaşmalar görülebilir. Baş kesiminde bir çift anten ve bir çift sentetik göz yer alır. Sınıf yapısı olarak göğüsleri 3 segmentlidir ve her segmentten bir çift bacak menfaat. Çoğunda 2. ve 3. meme segmentlerinden birer çift kanat menfaat. Hayvanlarda "uçma" ilk kere bu sınıfta ortaya çıkmıştır.
Dış iskelet yer alır. Vücutlarında olsa olsa çizgili adale yer alır. Solunum trake sistemiyledir. Açık dolaşım sistemi ortaya çıkar. Vücutta gezinen teneffüs sıvısı "hemolenf ismini alır ve sıklıkla rengi olmayan, kimi zaman de nefes yeşil-sarı renktedir. Vücutları bez açısından zengindir. Çekici yada antipatik koku, mum, zehir, ipek, yağ, tükürük, antikoagülan nesne benzer bir hayli materyali salgılamak suretiyle özelleşmiş oldukça numarada bez taşırlar. Duyu uzuvları ve sinir sistemleri iyi gelişmiştir. Birçok ekipte, hususi görevleri olan duyu uzuvlarına karşılaşılır . Avlanmak yada avcılarından savunmak için son derece sevilen uyumlar kazanmışlardır. Renklenmeleri büyük türlülük gösterir. Bazılarında fer çıkarma yapısı ortaya çıkar. Yumurta ile çoğalırlar ve gelişmelerinde sıklıkla bir metamorfoz ortaya çıkar. Bazı gruplarda sömürge vaziyetinde toplumsal hayat örnekleri ortaya çıkar (Karıncalar, Arılar, Termitler). Yaşam ve yeme içme şekillerine göre, ağız bölümleri, anten ve bacak yapıları değişiklik gösterir. Çoğu karada yaşar. Çekirge, kelebek, bit, sinekler ve yaprak bitleri isim yapmış başka örneklerindendir.

Derisi Dikenliler (Echinodermata)
Hemen acilen tamamı deniz hayvanları olup, sıklıkla tabanda sürünerek yaşarlar. Kalker plakçıklardan oluşmuş iskeletleri bulunmaktadır. İskelette karakteristik olarak dikenler yer alır. Bu nedenle derisi dikenliler olarak adlandırılırlar. Açık dolaşım anlaşılmaktadır. Solungaç, cilt ve kese solunumu bulunmaktadır. Hareketlerini diken biçimindeki oldukça numarada ayakla yaparlar. Deniz yıldızı, deniz kestanesi ve deniz hıyarı en fazla tanınan misal çeşitleridir.
Omurgasız Canlılar Nelerdir Video izle


EmoticonEmoticon