Teravih Nedir Nasıl Kılınır Kaç Rekattır Resimli Video Anlatım izle 2014

Teravi namazı nedir? Teravih namazı farz mı? Teravih nasıl kılınır? Teravih vacip mi? Teravih namazı yalnız kılınır mı cemaatle mi kılınır 2014 Teravih ramazan ne zaman başlıyor Teravi saat kaçta kılınıyor? ayına özgü bir akşam namazıdır. Yatsı namazından sonrasında kılınır. Kadın bay her mümin için sünnet-i müekkede bir namazdır. Kılınmadığı takdirde ilçesi gerek duymazsınız. tek başına kılınabildiği benzer cemaatla kılınması kifai sünnettir. peygamberimiz cemaatla namaz kılmaya olan iştiyakına karşın farz namazları haricinde ancak teravih namazını cemaatla kılmışlardır. (1)
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bu namazın kılınmasını ümmetine tavsiye ve teşvik etmişlerdir: "Kim inanarak ve sevabını umarak Ramazan namazını kılarsa geçmiş günahlarından bir bölümü bağışlanır." (2) buyurmuşlardır.

Buhari teravihin önemine binaen bu hadisi "boş yere olan Ramazan Namazını kılmak imandandır" başlığı ile açmış olduğu bir babda zikretmiştir.(3)

Toplumumuzda her kesimin alakasını çeken bu oldukça sempatik ve canlara rahatlık veren sevinçli ibadetimiz devletimizde büyük bir huşu ve refah içinde yerine getirilmekte toplumumuzda birlik beraberliği ve uzlaşıyı da bununla beraber getirmektedir.


Teravih namazını öncelikle Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bir ramazan gecesi ashabı ile beraber kılmışlardır. Ertesi gün duyulunca cemiyet artmış yeniden teravih namazı birlikte kılınmıştı. Üçüncü akşam toplum fazlaca da çoğalmış yeniden Rasullüllah hanesinden çıkıp teravih namazını ashabıyle kılmışlar bununla birlikte dördüncü akşam toplum mescide sığmayacak derecede çoğalınca Peygamberimiz olsa olsa yatsı namazını kıldırarak hanesine çekilmiş teravih namazı için çıkmamış ve sabah namazına kadar bekleyen cemaata namazdan sonrasında "teravih için beklediğinizi biliyordum ama üzerinize farz olur da edasından güçsüz kalırsınız diye korktum." (4) buyurmuştur. O günden sonrasında hepimiz teravih namazını evinde yada mescidde kendi haline kılmaya süregelmiştir. Hz.Ömer yönetim başkanlığı esnasında teravih namazı kılmadaki dağınıklığı görmüş bunu önüne geçmek için topluluğu bir imam gerisinde toplayıp yine cemaatla kılmanın fazlaca hoş olacağını arkadaşlarına söylemiş ve ashabın ileri gelen hafızlarından U'bey İbn-i Kâ'bı imam atama terk teravih namazının cemaatla kılınmasını başlatmıştır. Hz.Ömer halkın dini bir vecd ile namaz kıldıklarını görür görmez "bu ne estetik bir tane oldu" diye sevincini belirtmiştir. Gerçi teravih namazı tarihi saadette ulaştı. Birkaç akşam de olsa bizzat Rasulüllah'ın bununla beraber cemaatla kılınmıştı. Dinde olmayan birşey dine sokulmamıştı. Bu bakımdan Hz.Ömer'in "şu ne estetik bir bid'at oldu" lafındaki bid'at ifadesi dinde olmayanı dine sokma manasında değildir. Belki cemaatla kılınmasının tekrar ihdas edilmiş olması mananındadır. Bunun da bir sakıncası yoktu. Çünkü Hz.Peygamber farz sayılacağı kaygısıyla teravihin cemaatla kılınmasını bırakmıştı. Onun irtihalinden sonrasında artık bu şekilde bir kaygı de kalmamıştı. Teravihin yeniden cemaatla kılınması şariin maksadına marjinal değildi.
Nitekim bilahire Hz.Ali (r.a.) da bu namazı teşvik etmiş ve "Ömer mescidlerimizi teravihin feyziyle nurlandırdığı benzer Allahuteala'da Ömer'in kabrini öyle ki nurlandırsın" diye memnuniyetini belirtmiştir.

Hz.Ömer zamanındaki cemaatla kılınan teravihin kaç rek'at olduğu ile alakalı 2 söylenti mevcuttur: Vekî'ın malik İbn Enes'den onun da yahya İbn Sa'd'dan rivayetine göre Hz.Ömer sorumlu birisine cemaatına yirmi rek'at kıldırmasını emretmişti.(5)

Hz.Aişe'den Hz.Peygamber'in ramazanda ve sair gecelerde, bir rivayette onbir, başka rivayette onüç rek'attan aşırı namaz kılmadığı ile alakalı sahih rivayete ilaveten Hz.Ömer'in de Muvatta'daki rivayete göre onbir rek'at kıldırması için U'bey İbn Kâ'b'a buyruk verdiği hakkında rivayetleri karşısında Beyhakî'nin Said İbn Yezid'den Hz.Ömer zamanında teravihi yirmi rek'at kıldıklarına değin rivayetini İmam Nevevî te'lif etmiş ve Hz.Ömer'in onbir rek'at buyruğu, devrinde ilk kılınan teravih gecelerine aitti. Sonra teravih yirmi rek'at olarak yerleşmişti. Şimdiye kadar devamedegelen de budur. "(6) demiştir.

Teravih namazının yüzyılı saadette ve ondan sonraki evrede rek'atlarının sayısı meselesinde fazlaca geniş bilgi edinebilmek ve sıhhatli bir neticeye kavuşmak için Allame Bedreddin Aynî'nin Umdetü'l-kârî isminde eserindeki malumata özetlemek gerekirse bir göz atma gereksinimini duymaktayız.

Bu İslâm aliminin verdiği bilgiye göre Resûuli Ekrem'in akşam namazının lüzum kemiyet ve lüzum keyfiyeti hakkında haberleri Hz.Aişe ile İbn-i Abbas'tan diğer fazlaca bir hayli sahabiden ulaşmaktadır. Bu husustaki rivayetlerin özeti şunlardır:

Tirmizi `nin Medine'lilerin uyguladıklarını dediği teravih namazı vitirle beraber kırkbir rek'attır.

İmam Mâlik'den ünlü olan otuzaltı rek'at teravih, 3 de vitir'dir....

Tirmizi genellikle ilim ehline göre teravih yirmi rek'attır, çünkü Hz.Ömer, Hz.Ali (r.a.) ve daha fazla diğer sahabilerden söylenti edilen de budur. Bizim Hanefi ekolünün fikirleri ve lafları de budur.. demiştir.

Saib İbn Yezid'den Ömer İbn-i Hattab'ın U'bey İbn-i Kâ'b ile temimi Dari'ye ramazan imamlığı verirken yirmi bir rek'at kıldırmalarını dediği yüzer âyet okunarak kılınan bu namazdan toplum dağılırken neredeyse tan bölgesi ağaracağı söylenti edilmiştir.

İbn-i Abdilberr demiştir ki Haris İbn-i Abdirrahman İbn-i Ebî Zübab'ın Saib İbn-i Yezid'den rivayetine göre de teravih namazı Hz.Ömer döneminde yirmiüç rek'attı. Bunun üçü vitir namazıydı.

Hz.Ali'den gelen bu husustaki rivayete erişince Vekî'in, Hasan İbn-i Salih yoluyla Ebu'l Hasna'dan, gelen rivayetine göre de Hz.Ali sorumlu bir adama teravih namazını yirmi rek'at kıldırması için buyruk vermişti....

A'meş, Abdullah İbn-i Mes'ud'un da ramazan ayında yirmi rek'at teravih 3 de vitir kıldığını söylemiştir.

Bedreddin Ayni Tabiinden bu görüşte olanların adlarını de verdikten sonrasında diyor ki İbn-i Abdilberr de demiştir ki cumhur-i Ulema'nın kavli de budur. Kufe uleması, İmam-ı Şafii'yi ve bir hayli fukaha da bu görüştedirler. Sahabe'den bu hususta bir anlaşmazlık da sözkonusu olmamıştır. U'bey İbn-i Kâ'b'dan sahih nakledilen de budur.

Allame Aynî teravih namazının rek'atlarıyle alakadar farklı olarak rivayetlere de şu şekilde ilişki etmektedir:

Ebu Mucliz'den gelen rivayete göre bu zat cemaata onaltı rek'at kıldırır her akşam kur'lâhza'ın yedide birini okuyan biriydi.....

Teravihin onüç rek'at olduğunu Saib İbn-i Yezid söylemiştir ve demiştir ki: Biz Hz.Ömer devrinde onüç rek'at kılardık. Ama yeminle söyliyeyim ki mescidden bununla birlikte sahaba ters çıkabilirdik. Her rak'atında elli-60 âyet okunurdu. İbn-i İshak diyor ki, bu hususta duyduklarımın en sağlamı ve uygunu budur.

Bedreddin Aynî bu onüç rek'at Hz.Ömer'in devrinde tatbike koyduğu ilk gecelere dahil teravih namazıydı. Sonra bunu yirmi 3'e çevirmişti, diyor. (7)

Bu hususta İbn-i Ebî Şeybe'nin el-kitab-ül Musannefinde: Hz.Ömer yirmi rek'at teravih kılınmasını emrettiği tasrih edilmiş, Abdülaziz bin Refîin U'bey bin Kâ'b'ın ramazanda Medinede yirmi rek'at teravih, 3 rek'at da vitir kıldırdığını söylemiştir.(8)

Saib bin Yezid diyor ki hepimiz Hz.Ömer döneminde yirmi rek'at teravih ve ek olarak vitir kılardık. Nevevi Hûlâsada bunun isnadı sahihtir. diyor. Muvattadaki onbir rek'at rivayeti başlangıca aitdi, sonradan yirmi üstünde istikrar etmiştir, tevarûs eden de budur...(9)

Mezhep İmamlarının görüşüne erişince:

İmam Malik'den otuz altı rivayetine bedel diğer 3 mezhep imamı da teravih için yirmiden eksik bir sayıyı benimsememişlerdir. Bu hususta Tahavî Cessas'ın telhîs etmiş olduğu "İhtilâf'ü Ulema" isminde yapıtında bu hususda olsa olsa şu malumatı vermiştir.

Hanefiler ve İmam Şafiî vitirden farklı olarak yirmi kılınır. demişlerdir.
İmam Malik vitirle birlikte otuz dokuz kılınır, otuz altısı teravih üçü vitirdir demiş. Ve kişilerin kadimden uygulayageldikleri budur. diye de ek etmiştir.

Saib İbn-i Yezid Hz.Ömer döneminde bizler ramazanda yirmi kılardık. Fakat yorulur değneklere dayanma gereksinimi duyardık demiştir.

Hasan İbn-i Hayy, Amr İbn-i Kays'dan, o da Ebul Hasna'dan söylenti etmiştir ki: Hz.Ali (r.a.) bir kişiye ramazan da cemaata yirmi rek'at kıldırmasını emretmiştir.(10)

İbn-i Rüşd bu hususta şu malumatı veriyor: Ramazanda kılınan namazın rek'atları sayısında Alimler anlaşmazlık etmişlerdir. İmam-ı Malik 2 düşüncesinin birinde, Ebu Hanife, İmam Şafii ve İmam Ahmed ve Davud bu namazın vitir namazından diğer yirmi rek'at olduğunu söylemişlerdir. İmam Malik'den İbn-i Kasım'ın anlattığına göre İmam Malik, teravihin otuz altı, vitir namazının da 3 olduğunu ve bunu estetik gördüğünü nakletmiştir.

Rek'atların adedindeki anlaşmazlık bu husustaki naklin ihtilafına bağlıdır. Şöyleki Malik, Yezid İbn-i Ruman'dan Hz.Ömer devrinde insanlarımız yirmi 3 rek'at kılırlardı diyor.

İbn-i Ebi Şeybe Davud İbn-i kays'dan tahricine göre davud İbn-i kays demiştir ki insanlarımız Ömer İbn-i Abdülaziz ve Eban İbn-i Osman devrinde Ramazanda Medine'de 3 rek'at vitir namazı olmak suretiyle otuz altı rek'at namaz kılarlardı.

İbn-ül Kasım'ın İmam Malik'den anlattığına göre ötedenberi uygulanagelen bu idi. Yani ramazan namazı otuzaltı rek'attı.(11)

İLK TERAVİH

Peygamberimizin ashabına kıldırdığı ilk teravih namazından söz eden saygın hadis kaynaklarının verdikleri hadislerde teravih namazının rek'atları ile alakadar bir rakam yoktur. Bu rakam, Hz.Aişe'den söylenti edilen, Peygamberimizin akşam namazları ile alakalı varid olan suale Hz.Aişe'nin verdiği yanıtla tesbit edilmeye çalışılmıştır. Hz.Aişe'den Rasulüllah'ın ramazandaki akşam namazından sorulduğunda Hz.Aişe "Rasulüllah (s.a.v.) ne ramazanda ne de ramazandan farklı olarak gecelerde onbir rek'at üstüne ziyade etmiş değildir." (12) karşılığını vermiştir. Başka bir rivayette bu rakam onüç rek'at olarak hadiste bulunmuştur. (13)

Ancak Hz.Aişe'nin Hz.Peygamberin akşam namazları ile alakadar belirttiği bu sayının kararlı olarak teravihle alakalı olduğu şüphelidir. Zira Hadisin Sûret-i Sevkinden de anlaşılıyor ki Rasulüllah'ın sürekli kıldığı bir akşam namazı ulaştı. Acaba ramazan temasıyla her ibadetinde olduğu benzer Peygamberimizin bu namazında da bir farklılaşma, bir çoğalma olur muydu? tarzında bir yaklaşımla sorulmuş olabileceği variddir. Hz.Aişe'nin, Rasulüllah'ın akşam namazını övmesinden de anlaşılıyor ki sual yalnız ramazandaki bu akşam namazı hakkındaki idi. Hz.Aişe soranın bir kuşkusu kalmasın diye Rasulüllah'ın hem ramazandaki aynı zamanda ramazandan farklı olarak gecelerdeki namazını kapsayacak biçimde yanıt vermiştir.(14) Hz.Aişe'nin bu cevabî cümlelerinde teravih namazını yada kıyam-ı Ramazanı iş'ar eden bir tasrih ve deyim de yoktur. Ayrıca Hz.Aişe'ye bu sual ne vakit sorulmuştur? problemin sorulmuş olduğu günlerde teravih namazı biliniyor muydu? Hz.Ebu Zerr-i ElGıfari diyor ki Rasulüllah'ın öncelikle ashabıyla kıldığı teravih namazı o senenin ramazanının yirmiüçüncü, yirmidördüncü, yirmibeşinci, gecelerinde idi. Demek ki o güne kadar bu şekilde bir namazı daha kimse bilmiyordu. Rasulüllah'ın akşam namazları hakkındaki sual edilen bir suale Hz.Aişe'nin yanıtı ilk teravih namazından evvel miydi, sonramıydı? Bu problemin yanıtını tamamen verebilmemiz için, Buhari'nin bu hadisi teravih hakkındaki açmış olduğu babda zikretmesinden diğer elimizde natık bir kanıt yok gibidir.

Nasslardaki şumûllülük, mevzusunda emin yargı ifade edemiyeceğine bakılırsa sadr-ı İslâmda teravih namazı sekiz rek'attı. diye kesip atmanın doğru olmayacağı anlaşılır.

Fakat şu bir olgudur ki: Hz.Ömer devrinde başlayıp, Hz.Ali ve Hz.Osman dönemlerinden buyana İslâm aleminde teravihin asırlarca yirmi rek'at olarak kılanagelmesi onu, anca tüm İslâm topluluğunun üstünde birliktelik etmiş olduğu bir üne ve niteliğe kavuşturmuştur ki Rasulüllah, ümmetinin yanlış bir iş üstünde toplanmıyacağını bildirmiştir.(15)

İmam Ebu Yusuf, üstadı Ebu Hanife'den, teravih namazının hükmünü ve Hz.Ömer aracılığıyla ne benzer bir rastlantıya istinad edilerek bu namazın yirmi rek'at olmak ve cemaatle çalım terk üzere ortaya konulduğu sormuştu. İmam A'zam, cevaben demişti ki: Teravih namazı asla kuşkusuz bir sünnet-i müekkededir. Hz.Ömer bu namazın cemaatla yirmi rek'at kılınması ne şahsı ictihadıyle ne de sırf şahsı düşüncesinden çıkartmıştır. O, Asr-ı Saadette carî olmayan bir din mevzusunu ihdas edip ortaya koyan bir bid'atci değildir. Elbette Hz.Ömer bunu şahsına bilindiği üzere olan dinin bir aslolan kaynağına ve Rasullüllah'ın bir önerisine dayandırmıştır.(16)

Hakkı batıldan, sünneti bid'atdan ayırmak meselesinde müstesna kudreti ve din meselesinde fevkalade deredeki dikkati, istikametli görüş ve ictihadı, müsellem olan Hz.Ömeru'l-Faruk şer'i bir mevzuda kaynak olmaya kıymet bir kabiliyettir. Bu bakımdan lüzum Hanefi fukahası, lüzum Şafii fukahasının büyükbir bölümü teravih namazının yirmi rek'at olarak sünnet kılındığını söylemişlerdir.(17)

Görüldüğü suretiyle Hz.Ömer, Hz.Ali ve Hz.Osman dönemlerinden başlıyarak çağımıza kadar uygulanmış olduğu biçimiyle teravih namazı yirmi rek'attır. Bütün fıkıh kaynaklarımızda da teravih yirmi rek'at olarak ele alınmış ve işlenmiştir. Şu anda başta ülkemiz olmak suretiyle tüm İslâm devletlerinin camilerinde cemaatla teravih namazı yirmi rek'at olarak kılınmaktadır. Bu kutsal rahmet ayında büyük bir keyif ve iştiyakla, hanımefendiyi-bayı, genci-yaşlısı, ayrıca çoluk-evladı ile tam bir kaynaşma, sevgi, hürmet, refah ve sükun içinde dolup taşan mabetlerimizde çalım edilen bir ibadetimizin rek'at sayısını münakaşa mevzusu yaparak toplumumuzda dine ters kuşku uyandırmak ve toplumumuzu sebepsiz yere bir düşünce kargaşasına sürüklemek altın yürekli asla hiç kimseye bir şey kazandırmaz. Aksine yokyere toplumumuzda tedirginlik, ağız tatsızlığı ve sitresin çoğalmasına neden olur ki, bu ibadetlerin ruhuna da aykırıdır.

 (1) İmam-ı Muhammed'in Ziyâdâtı
(2) Muvatta C.1, Sh.113; Buhari, C.1, Sh.251; Müslim C.1 Sh.523
(3) Buhari, İman 25,27 C.1, Sh.14
(4) Buhari 2/252; müslim 1/524
( 5).El-Kitabu'l Musannef Li İbn-ı Ebi Şeybe 2/163-164
( 6).İbn-ü'l-Hümam Fethu'l-Kadir C.1 Sh.334
(7) Aynî C.5, http://Bilgiozetim.com Sh.357 Neylü'l-Evtar C.3, Sh.61
( 8) El-Kitab-ül Masannef 2/163-164
(9) Feth-ûl Kadir (İbn-i Hümam) 1/336
(10) İhtilafü'l-Ulema, C.1, Sh.312 Madde:271
(11) İbn-i Rüşd, Ö.595 H. Bidayetü'l Müctehid ve Nihayetü'l Muttasıd.Darûl Hılafeti'l-Aliyye 1333H.bkz.Neylü'l-Evtar metni münteka C.3, Sh.60, rakam.5
(12) Muvatta 1/120
(13) Muvatta, 1/121, Müslim, 1/508-510
(14)Bkz.Tecrid Tercemesi, C.4, S.119
(15) Tirmizi, 4/466 No:2167. Mekasıdü'l-Hasene rakam 1288, Pezdevî 3/439, Keşfü'l-Hafa: rakam 1179. İbn-i Hanbel 6/396
(16) Bahr-ı Raik, İhtiyar 1/68
(17) Bkz.Tecrid tercemesi, 4/85-86
Kaynak: http://www2.diyanet.gov.tr/dinisleriyuksekkurulu/Sayfalar/TeravihNamazi.aspx
Teravih Namazı Kılınışı Video izle


EmoticonEmoticon