Geçmişten Günümüze Ulaşım Araçları Nelerdir Kısaca Vikipedi

Geçmişten Günümüze Ulaşım Araçları gelişimi hakkında kısa bilgi.


Geçmişten Günümüze Ulaşım Araçları teknolojik gelişimi ile ilgili özet bilgiler yazımızda ayrıntılı olarak paylaşıldı. Sırasıyla geçmişten günümüze ulaşım, taşımacılık araçları nelerdir?

ARABA
Araba , insan ve yük taşımaya fayda sağlayan tekerlekli motorlu ya da motorsuz her biçimde abanoz taşıtı . Motorsuz olanlar hayvanlarla yahut vatandaşlar bakımından yürütülmektedir . Çek çek’ler , el otomobilleri adem oğlu kuvvetiyle yürürken , kağnı , koçu öküz ve mandayla , fayton , briska , kupa ve andıran otomobiller atla yürütülmektedir . Hollanda ve Belçika’da keçilerin koşulduğu hafifçe otomobiller da mevcuttur .
Arabaların M . Ö . 3000 yıllarında lastik ve kızağın bulunmasından sonrasında husule çıkmış olduğu tahmin edilmektedir . İlk devre kavimlerinin ( Sümer , Mısır , Yunan , Asur ) arkası aleni 2 tekerlekli cenk otomobilleri kullandıkları bu dönemle ilgilenen nezir heykelciklerinde anlaşılmaktadır .
İki tekerlekli ve parmaklıklı ilk otomobilleri M.Ö.2000′li senelerde harp maksadıyla Hititliler yapmıştır . Frigler , Yunanlılar ve Romalılar dağlık ve sarp yerlerde arabaların devrilmemesi maksadıyla teker açıklığı dolaylarında uzaklıkta iç içe paralel giden oyuk yol meydana getirdiği tanınmaktadır .
9 . yüzyıldan bu yana arabaların üzeri kapanmaya başlamış . 1400′lü senelerden ondan sonra otomobillerde yay makas faydalanılarak sarsıntıların azaltılmasında önemli başarılar sağlanmıştır yeniden benzeyen evrede Uzakdoğu’da çekçek , Küçük Asya’da kağnı , Almanya’da koçu otomobilleri yapılmıştır .
Fayton ve kupa yapımına 1500′lü senelerde İngiltere’de , 17 . asırda Berline’ler Fransa’da başlanmıştır . Demiryolu ulaşımının start vermesi ve 20 . asırda araçların geliştirilmesi ile süvari arabaların ehemmiyeti fazlaca azalmıştır .
Osmanlılarda Tanzimat’a dolaylarında bir tek padişahlar , şeyhülislamlar ve kazaskerler arabaya binebilmekte idi . Tanzimat’tan ondan sonra bu otomobil ayrıcalığı kaldırılmış , 2. Meşrutiyetten sonrasında ise hanımlarla baylar benzeyen arabaya binmeye başlamışlardır .
İstanbul’da ilk kullanılan arabalar öküzle çekilen koçu otomobilleri idi . Ek Olarak daha sonra talikalar kullanılmış , binek olarakta fayton , landon ve berline türü otomobillere binilmiştir .
Türkiye’de 1950′li senelere dolaylarında İstanbul’da faytona binilirken , 1964 seneye dolaylarında ana kent sokaklarında fayton dolaşmıştır . Günümüzde ise İstanbul Adalarda , İzmir de ve kumsal kentlerimizde gezinsel amaçlarla fayton taşımacılığı uygulanmaktadır .

BİSİKLET
İlk estetik bir bisiklet bir hayli ilkel halde 12 . asırda Çin’de görülmüştür . Fransız Sirvac meydana getirdiği sağ ve sol ayakların itmesiyle yürüyen estetik bir bisiklet yapmıştır . ” Celerifere ” adını taşıyan bu cihaz 1791 tarihlidir . Baron Karl Von Drais , Drais de Senerbol’un icra ettiği bisikleti geliştirmiş ve bisiklete gidon eklemiştir . Bu estetik bir bisiklet 1816 senesinde yapılmıştır . Bu estetik bir bisiklet ahşap yapım edilmiştir . 181sekiz’de bisiklette metal tüketilmeye başlanmıştır .
FAYTON
Fayton , körüklü , 4 tekerlekli , süvari binek otomobili .
Osmanlılar vaktiyle otomobillere genellikl kupa ismi verilirdi . Son sürelerde talika , kinto , kâtip odası , lando diye tabir edilen mütenevvi tipte otomobiller yapılmış oldu . Tüm bunlarla yanlızca adem evladı taşınırdı . Otomobilden sonrasında fayton yavaş yavaş terk edildi , büyük şehirlerde tamamen ortadan kalktı , Küçük Asya kasabalarında ise adedi azaldı . verecek sürelerde yine canlanan fayton kültürü bir bir hayli şehirde arttı bu yüzdende manisa akhisarda fayton fabrikası heyetti bu yapınak yeryüzünün bütün ülkelerine fayton yolluyor .

MİNİBÜS
Minibüs , 3 . 5 – 4 metrelik kapalı Otomobilin iç bölümüne koltuklar doldurularak seyahat taşımacılığında kullanılan hafifçe ticari araçtır . Yanlızca altı bölge ile on 4 alan hududu içerisindeki taşıtlara Minibüs adı verilir .
Araç arabadan ekstra oldukça seyahat taşımak maksadıyla kullanılır . Öncelikle toplu aktarma Minibüsleri kısa mesafelerde her şehirde eleman araçlardır . Bir diğeri şekil ise hususi Minibüsler ya da VİP Minibüslerdir . Bunlarda araba sahibi vesilesiyle kendisinin isteği yönünde yönettiği kullandığı araçlardır .

OTOMOBİL
* 1680 – Çalışabilen sadece kullanışlı bulunmayan ilk candan yanmalı motor 1680 senesinde Hollandalı Christiaan Huygens’in icra ettiği barutun yanmasıyla eleman pistonlu makine oldu . Kapalı bir silindir içinde patlayan barut kayabilen bir pistona etki ayrılarak piston’un hareket etmesini sağlamaktaydı .
* 1698 – İngiliz Thomas Savery ilk buharlı cihazı yapmış oldu
* 1769 – İngiliz James Watt uzun soluklu eleman buharlı makineyı yapmış oldu
* 1769 – Kendisinin şahsına hareket hareket eden ilk araba Fardier Fransız mühendis ve topçu yüzbaşı
1769 Fardier
1769 Fardier
Nicolas Joseph Cugnot ( 1725 – 1804 ) vasıtasıyla yapılmış oldu .
* 1787 – Oliver Evans Amerikada seyahat taşıyan araba yapmıştır .
* 1801 – İngiltere’de Richard Trevithick buharlı araba yapmış oldu .
* 1824 – İçten yanmalı motorların , ilk olarak dizel motorlarının esas prensipleri , genç bir Fransız mühendisi Sadi Carnot vasıtasıyla ortaya atıldı
* 1830 – 15 – 20 kilometre süratle giden buharla eleman 14 seyahat taşıyabilen seyahat otobüsleri yapım edildi .
* 1860 – İngiliz Parlementosu bütün arabaların 2 sürücüsü ve önünde gündüz al bayrak akşam al fener bulunmasını kaide koşan kanun çıkardı . Bu kanun motor tekâmül süratini belirli bir süre durdurdu . 1896 senesinde bu kanun kaldırıldı .
* 1860 – Gökyüzü gazıyla eleman ticari istikametten elverişli ilk motor Belçikalı mühendis Jean Joseph Etienne Lenoir ( 1822 – 1901 ) vesilesiyle yapılmıştır .
* 1862 – Fransız mühendisi Alphonse Eugene Beau de Rochas ( 1818 – 1893 ) 4 zamanlı çevrimin esaslarını laflarına ilave etti .
* 1867 – Alman mühendis Nicholaus August Otto ve Eugen Langen ( 1833 – 1895 ) , Rochas’ın bulmuş olduğu ilkeleri pratiğe çevirerek 4 zamanlı çevrime haiz motoru yaptılar .
* 1876 – Nikolaus August Otto ( 1832 – 1891 ) , ilk 4 zamanlı gaz motorunu üretti .
* 1877 – Otto icra ettiği motorun patentini ABD den aldı .
* 1878 – İngiliz mühendisi Dugal Clerk 2 vakit esasına aksi eleman ilk motoru yapmış oldu .
* 1880 – Abd’da George Brayton yakacak yakıtlı motor yapmış oldu .
* 1885 – Benzinle eleman candan yanmalı motora haiz ilk araba Alman mühendis Carl Friedrich Benz vasıtasıyla yapılmış oldu
* 1889 – Viyanalı Siegfried Marcus ( 1831 – 1898 ) geliştirdiği motorla viyana sokaklarında 12 kilometre süratle gezerken halkın ürkü yaşamasına niçin olmuş aniden çok önemli kaza geçirmiştir . 17 suçtan mahkemeye verilen Marcus bulgu inşa etmeyi bıraktı .
* 1890 – Herbert Akroyd Stuart Bir büyük ilçe sonunda kızgın bir yere değen gaz yağının sema ile karışarak yandığını görmüş oldu . http://Bilgiozetim.com Bu vakadan etkilenerek meydana getirdiği deneylerle motorunu geliştirdi ve patentini aldı . Motorunda yakacak emilen ve hafif sıkıştırılan sema içine bir memeden gönderilerek patlayıcı ve yanıcı bir alaşım oluşturulmaktaydı . Bu bileşiğim yanabilmesi maksadıyla cidarları devasa yükseklikte derecede ısıtılan ve buharlaştırıcı adı verilen bir ön kısım yanma odası mevcuttur . Ana yanma odasına bir kanalla birleştirilen bu oda ilk hareket maksadıyla dışarıdan alevle ısıtılmaktadır . Bu motorda ambiyansın ısısının sıkıştırma oranıyla çoğaldığı düşünülmediğinden verim düşük meydana gelmiştir .
* 1890 – Bir Alman mühendis kalan Capıtaine , Akroyd’un motoruna andıran bir motorun patentini aldı . Bu motorlar yarım dizel ( kızgın kafalı ) motorların gerçeğini oluşturdu .
* 1890 – İlk araçların bir çok , dişlileri yer almadığı maksadıyla yokuş çıkamıyor , bundan önce durup bir lâhza ilkin sonrasında geriye dosdoğru inmeye başlıyordu . 189üç’da tatbik edilen Benz Victoria marka otomobilde bir cilt kayışı minik bir kasnağa bindiren bir kol kullanılmıştı . Bu düzenek lastiklerim extra aheste geri gelmesini ve oldukça yüksek manivela kuvvetinin aracı yokuş yukarı tırmandırmasını sağlıyordu . Zincir çekişli Velo şekli araçtada anca 3 ileri bir arka tarafta kasnağı ulaştı . Çekişin rahatça arka lastiklere iletilmesi maksadıyla motor her lâhza arkaya yahut arabayı kullanan kişinin dibine konuyordu .
* 1892 – 1897 – Münih oldukça yüksek teknik okulu mühendislerinden Rudolf Diesel dizel motoru yapmış oldu ve geliştirdi .
* 1893 – Amerikanın ilk fazlaca başarıya ulaşmış arabası ” duryea ” , J . Franck ve Charles Edgar Duryea vesilesiyle yapılmıştır .
* 1894 – İlk fotoğrafı araba yarışı düzenlenmiştir
* 1898 – Fransa Otomobil Kulübü ( AFC ) Paris’teki Les Tuiliers’in güneşli bahçelerinde ilk araba fuarını organize etmiştir .
* 1902 – İstenildiğinde benzinli istenildiğinde cereyan kullanımı motoruyla ilerleyebilen ilk aracı 27 yaşlarındayken Ferdinand Porsche yapmıştır . 1902 senesinde ” Mixte – Wagen ” ismini verdiği aracı tanıtmıştır . Viyanalı bir fayton üreticisi kalan Ludwig Lohner ile birlikte eleman Porsche 4 silindirli bir Daimler motoruna aküler , bir üreteç ve cereyan kullanımı motorları ilave etti . Bu haliyle Mixte benzinli motor stop edildiğinde dahi akülerin çalıştırdığı elektrikli motorla ilerlemeye devamı edilebiliyordu .
DENİZ YOLU ULAŞIMI
Denizyolu ulaşımı , vapur , gemi , ve andıran deniz araçlarıyla yapılmakta kalan bir erişim biçimidir . Fazladan oldukça internasyonal tecim’te ehemmiyet arzetmektedir . Üç tarafı denizlerle çevrili kalan Ülkemiz’de deniz ulaşımını meydana getiren organik limanlar olduğu buna andıran , dalgakıranlarla korunmuş suni limanlar da mevcuttur .

HAVAYOLU ULAŞIMI
Havayolları bir . evren savaşından hemen sonrasında erişim gayeli tüketilmeye başlanmıştır . Ülkemizde ilk ulaşımda kullanılan havayolu araçları minik 2 benlik planörlerdi . Şuanda ise birkaç havayolu şirketi vatanımızda günün24 saatinde hizmet vermektedir .

TREN:
Tren , yeryüzünde ilk kere 1800′lü senelerin en başlangıcında , İngiltere’de tüketilmeye başlanmıştır . Tren , Richard Trevithick adlı bir mühendis ile İngiltere’nin Pennydarran bölgesinde bir yeraltı cevher sahibinin iddialaşmaları nedeninden dünyaya gelmiştir . Mühendis Trevithick , on ton ağırlığındaki demir ağırlığı , kendisinin yaptığı buharlı makineyle Pennydarran’dan Cardiff’e civarında raylı bir yol vasıtası ile asla zorluk çekmeden taşıyabileceğini argüman ediyordu . Böyle 6 Şubat 1804 senesinde Tram – Waggon adlı bir lokomotif on tonluk demir ağırlığı ve ayrıyeten 70 yolculu bir otomobille Cardiff’ten alışkanlık etti . 16 kilometre uzunluğundaki Pennydarran – Cardiff yolu , beklemeler ve tamirler de hesaba katılırsa , tam 5 saatte aşılabildi . Elde etmiş olduğu bu hayli başarıya ulaşmış neticeye ters Trevithick’in talihi yaver gitmemiş bu yepyeni cihazı extra geliştirememiş ve bu şekilde makinenin o günlerdeki sık görülen erişim aracı mahluklardan daha da kudretli ve faal bulunduğunu ispatlayamamıştır . İşte bu sebepledir ki , trenin bulunuşu , bir farklı olarak İngiliz’e , George Stephenson’a mal edilir . George Stephenson , daha fazla sonraki senelerde , peron , lokomotif ve vagon tasarımları çizmiş ve bu tarz şeyleri gerçekleştirmiştir . Böyle o günün buharlı lokomotifi… gelişmenin bir sembolü vaziyetini almıştır . Stephenson , 27 Eylül 1825 senesinde bir tek seyahat ve yük taşıyarak Dünya’nın ilk demiryolu taşımacılığını oluşturan treni , İskoçya’da Darlington ile Stockton aralarında kullanmıştır . Yeniden Stephenson , bu tarihten 5 sene hemen sonrasında saatte 24 kilometre hızlıca gidebilen ve Rocket adını taşıyan yepyeni bir lokomotif modeliyle büyük ticari ehemmiyeti kalan Liverpool – Manchester hattındaki yarışmayı kazandı .
50 kilometre uzunluğundaki Liverpool – Manchester hattından o an sonrasında , İngiltere’de on sene bünyesinde üretimi sonlanmış yahut tamamlanmış durumda kalan demiryollarının uzunluğunun toplamı 2 . 000 kilometre’ye ulaşabilmiştir . 183bir’de Abd Birleşik Devletleri’nde , 183iki’de Fransa’da 1835′te Belçika ve Almanya’da 1837′de Rusya’da ve 184sekiz’de İspanya’da demiryolu tüketilmeye başlanmıştır .
TRAMVAY:
Tramvay Şehirlerde yol üzerinde döşenmiş hususi raylarda alışkanlık eden seyahat taşıtı . İsim Fransızca orijinli olup Tramway olarak tanınmaktadır . Kaynak TDK ( Türk Lisan Kurumu )
Tramvay taşımacılığının il içi trafiği tarafınca yol boyunca yerleştirilmiş ray ve cereyan kullanması hattı gereksinmesi bunun için benzeyen bir dizi sakıncaların bulunmasına yanıt , birde da duman çıkartmamak ve vurgular çizen ücreti belirli bir süre daha fazla yükselen yakacak mahsulleri şahsına elektrikle emek vermek bunun için benzeyen kudretli yanları bulunmatadır .

Öbür makineli taşıtlar bunun için benzeyen tramvay da 1800′lü senelerde yeryüzünün görünümünü değişiklik yapmaya başlamış olan sanayi devriminin bir ürünüdür .
Kent içi seyahat taşımacılığında ilk raylı geçirme hattı 1832 senesinde New York’un Harlem semtinde faaliyete açıldı . Taşıtın ” motoru ” yanlızca bir çift attan oluşuyordu . Son durakta atlar Otomobilin önünden alınarak arkasına takılıyor ve bu şekilde taşıt tam ters doğrultuda sefere çıkabiliyordu . Avrupa’da ise tekrar atla çekilen ilk tramvay hattı 185üç’te Paris’te açıldı . Raylar yardımı ile ” otuz civarında yolcuyu saatte on kilometre hızlıca taşıyabilmek gayeli ” bir çift beygir yetiyordu .
Ancak uygarlığın büyümesi , ilkel çekim hayvanı beygir ile endüstrinin bir mahsulü kalan demir rayların bağdaşmasına engeldi . Makine sürecinin ivedi gelişimine makul farklı olarak formüller aramak gerekiyordu .
Örneğin kablolu çekim , sıkıştırılmış havalı motor ve kömürsüz buharlı motor bunun için benzeyen metotlar tecrübe etti . Kabloyla çekiş Abd Birleşik Devletleri’nde oldukça büyük alaka görmüş oldu . Sert bir halat , tüm hat boyunca rayların aralarında yer alan kanalda kayıyordu . Halat normal olarak tramvaya bağlıydı . Son durakta yer alan durağan(durgun) bir buharlı makine vasıtası ile bir çarkın üzerine sarılan katı halat , tramvayın bir duraktan bir farklı olarak durağa çekilmesini sağlıyordu . Sert halatla çekiş sistemi oldukça yüksek yol gayeli oldukca makul olup bu hemen teleferiklerde kıymetlendirilmektedir .
Buharlı motorlarla çekiş sisteminde en büyük problem , çıkan duman ve kazanı ısıtmak gayeli kullanılan kömürün kapladığı büyük yerdi . Bu sıkıntıları sökmek gayeli ısıyı devasa yükseklikte suyla eleman lokomotifler yapılmış oldu . Bu lokomotiflerde su , trenlerde olduğu bunun için benzeyen taşıtın üzerinde yer alan kazanlarda ısıtılmıyordu . Yerdeki bir kazanda kaynatılıyor , kaynar olarak kazana aktarılıyor , bu yoldan buğu elde ediliyordu . Böyle her kez gayeli yepyeni kaynar su gerekmiyordu .
1879 yılındaki Berlin sergisinde saatte 12 kilometre sürat yaparak 3 minik vagonu çekebilen bir cereyan kullanması motoru sergilendi . Ne bulunmakta ki bu motorun da oldukça çok bir sakıncası ulaştı . Enerjiyi motora iletmek gayeli enerji yoğun üçüncü bir raya gerekseme ulaştı . Bu ray yepyeni bir harcama kapısı açmaktan farklı olarak , yolda yürüyen vatandaşlar gayeli büyük vehamet oluşturmaktaydı .
Üçüncü ray tavsiyesi metrolarda tatbik çevresi buldu . tramvaylar gayeli bir farklı olarak derman üretildi . İki anne ray farklı olarak otomobillerin trafiğini engellememek gayeli parke taşları içerisine yerleştirildi . Elektrik Kullanımı akımı ise kablolardan sağlandı . Hat boyunca yerden 5 m yükseklikte kablolar gerildi . Böyle ” trolley ” adı verilen metal çubuklar vasıtası ile enerji kablodan tramvayın motoruna aktarılabiliyordu .
Osmanlı Devleti ve Ülkemiz’deki büyümesi

30 Ağustos 1869 tarihindeki ” Dersatane’de Tramvay ve Tesis İnşaası ” na değin bir sözleşmeyle İstanbul caddelerinde seyahat , mal taşımacılığı gayeli demiryolu yapılarak mahlukların çekmiş olduğu araba işletmeciliği , 40 sene müddetle Konstantin Krepano Efendi’nin kurduğu ” Dersaadet Tramvay Şirketi ” adlı şirkete verildi .
İlk süvari tramvay 1871 senesinde Azapkapı – Galata , Aksaray – Yedikule , Aksaray – Topkapı ve Eminönü – Aksaray olmak suretiyle 4 ayrıca iş buldu . İlk işletme senesinde 430 beygir faydalanılarak 4 , 5 milyon seyahat karşılığında 53000 TL gelir elde edildi .
Daha sonraları Voyvoda’dan Kabristan sokağı – Tepebaşı – Taksim Semti – Pangaltı – Şişli , Beyazıt – Şehzadebaşı , Fatih – Edirnekapı – Galatasaray – Tünel , Eminönü – Bahçekapı bunun için benzeyen hatlar açıldı .
Osmanlı İmparatorluğu hudutları bünyesinde çalışmaya süregelen süvari tramvaylar fazlaca o an sonrasında imparatorluğun büyük şehirlerinde de kurularak bundan önce Selanik daha fazla hemen sonrasında da Şam , Bağdat , İzmir ve Konya’da işletmeye açıldı . Müdafaa Bakanlığı , tramvay atlarını 1912 senesinde süregelen Balkan Savaşı esnasında , 30000 altın karşılığı aldı ve çünkü İstanbul bir yıldan fazlaca müddetle tramvaysız kaldı .
İstanbul’da 1869 senesinde çalışmaya süregelen süvari tramvay , yerini 1914 senesinde elektrikli tramvaya ederek etti.
Ayrıntılar; Geçmişten günümüze ulaşım araçlarının gelişimi
Dünden Bugüne Ulaşım Video izle


EmoticonEmoticon