Erdal Sarızeybek Kimdir Vikipedi Biyografisi Mesleği Hayatı Özgeçmişi

Bağımsız Milletvekili Erdal Sarızeybek Özgeçmiş

Çeşitli gerekçelerle MHP'den Millet vekili adaylığı kabul edilmeyen Erdal Sarızeybek vikipedi detayları şu şekilde; 90'lı yıllards PKK ile mücadelede büyük başarılara imza atan emekli asker Albay Erdal Sarızeybek hayatı hakkında bilgiler aktaracağız.
Doğum Tarihi: 1956
Kaç Yaşında: 59
Doğum Yeri Nereli:  Kaman, Kırşehir (Nüfuz: Adana)
Boyu Kaç: 1.17 cm civarı
Kaç Kilo: 75 kg civarı
Eğitimi:  Kuleli Askeri Lisesi ve Kara Harp Okulu
Mesleği: Emekli Asker, (Albay), Araştırmacı Yazar, Başımsız Türk Milletvekili Adayı
Eşi kim, Çocukları, Kız Erkek: 
Facebook Hesabı: facebook.com/albayerdalsarizeybek
Twitter Hesabı: twitter.com/e_sarizeybek, twitter.com/erdalsarizeybek
Resmi Web Sitesi : erdalsarizeybek.com.tr
Erdal Sarızeybek  Foto Galerisi

Albay Erdal Sarızeybek Biyografi
Adana ili nüfusuna kayıtlı görünen Erdal Sarızeybek, Aslen 1956 senesinde Kırşehir/Kaman’da dünyaya geldi. Kuleli Askeri Lisesi ve Kara Harp Okulu’ndaki tahsil ve öğrenimini müteakip,1976 senesinde Teğmen rütbesiyle mezun oldu. 1978-1996 yılları aralığında jandarma teşkilatının limit, tahsil ve iç emniyet birliklerinde komutanlık yapmış oldu. 1990 senesinde Fransız’da İç Güvenlik yüksek öğrenimi icra eden Sarızeybek, 1992’de Şemdinli Hudut Tabur Komutanlığı vazifesine tayin edildi. http://bilgiozetim.com Terörle maçta gösterdiği başarıdan ötürü, Türk Silahlı Kuvvetleri Birinci Derece Gümüş Liyakat Madalyası ile taltif edildi. 1996-98 içinde Paris Askeri Ataşe Yardımcısı olarak diplomatik görevde yer alan Sarızeybek, 2002’de, Türkiye’de Adli Kolluk hikayesinde yüksek lisans varsayımı hazırladı. 1999-2004 arası Van, Manisa ve Şanlıurfa’da İl Jandarma Komutanlığı görevlerinde yer alan Sarızeybek, 2005’te ana kent Uzman Jandarma Öğrenci Alay Komutanlığı’na tayin edildi. Bu görevinde iken, albay rütbesinde ve şahsı isteğiyle emekliye ayrıldı. Erdal Sarızeybek, anarşik, bürokrasi ve kaçakçılık üstüne mühim incelemeler yapmış oldu, elde etmiş olduğu bütün neticeleri on 2 kitapta yayınladı.
Erdal Sarızeybek Kitapları Eserleri Çalışmaları


2006 - Şemdinli'de Sınırı Aşmak
2006 - Hesaplaşma/Terör Kaçakçılık Hudut ve Biz
2007 - Ya Gazi Paşa Duyarsa
2007 - İhaneti Gördüm
2008 - Son Harekat Kod Adı: Yahuda
2009 - Ergenekon Gölgesinde İhaneti Yaşamak
2010 - Kurt Kapanı
2011 - Çarçella - Anadolu'da Ateşle Oynamak
2012 - Nil'den Fırat'a Devlet Oyunları
2013 - Yüzleşme
2013 - Cemaat ve Barzani
2014 - Büyük Suikast/Kürt Gerçeğinde Bilmediklerimiz

Türkiye onu “Efsane Albay” olarak tanıdı. Terör olaylarının en şiddetli olduğu 1990′lı senelerde Doğu ve Güneydoğu Küçük Asya’na vazife meydana getiren, yer milletinin sevgisini ve itimatını kazanan, zamanı vakalara tanıklık eden Erdal Sarızeybek, emekli olduktan sonrasında ekranlara çıkarak olan-bitenleri anlaşılır ifadelerle gözler karşısına serdi. Askerliğinin yanına yazarlığını da ilave etti ve sonrasında kitap yazmaya başladı. Son kitabı “Büyük Suikast” ise evvelki gün çıktı. Sarızeybek, gündemdeki gelişmelere ait çarpıcı saptamaları ile beraber bitirecek kitabını ilk defa SÖZCÜ‘ye söyledi.

Kitabınızın ismi “Büyük Suikast” İsmi nerden varıyor? Kitapta neler anlatılıyor?

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı çıkıyor diyor ki; “Çözüm dönemini bilmiyoruz. Bu mevzuda niçin bir izahat yapılmıyor?” Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı çıkıyor diyor ki; “Çözüm periyodu kötüye gidiyor. Açılım siyaseti aıklanmıyor.”Daha geçen günlerde Genelkurmay Başkanı izahat yapmış oldu, “Çözüm periyodu ile alakalı bizlere kafi data verilmedi” diye konuştu. Oysa her şey gözümüzün önünde oluyor. Daha nasıl çıkıyorlar da “bilmiyoruz” diyorlar? Kitabımızda ele elde ettiğimiz anne konulardan biri de bu. Bugün, AKP Siyaseti ile sürecin nereye gittiğini görebilmek için, salt surette, Özal periyodundaki karanlık olayların aydınlatılması ihtiyaç duyuluyor. Aksi biçimde bugün Türkiye’nin “derman periyodu” ismi aşağısında nereye gittiğini görmemiz olası olmaz. Eğer bu süreç ve AKP’nin Ortadoğu politikası kontrol ve denetim dibine alınmaz ise bir suikaste dönüşebilir. “Büyük Suikast” terimi Türk senesinde ilk kere Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk tarafınca 1920 senesinde söylenmiştir. Mustafa Kemal Atatürk bu laf ile Türk Milleti ve Türk Yurdu’nun fiilen tehlikeye azaldığını söz etmek istemiş, ulusal savaşım kararı Sevr Antlaşması’nın başarısızlığa uğratıldığını belirtmiştir. Büyük Suikast periyodu çağımızda biçim farklılaştırarak sürmektedir.

BİZ ÖLÜNCE BUNLARI ANLATACAK KİMSE KALMAYACAK

Kitapta bilhassa 93 vakaları üstünde duruyorsunuz. 1993′ü yani hatırlatır mısınız?


Yeni nesil Turgut Özal’ı tanımıyor. Bugün olanları tahmin etmek için o karanlık senelerin aydınlatılması ihtiyaç duyuluyor. 1980-1988 Irak-İran Savaşı, 1988 Halepçe Katliamı, 1990-1991 Birinci Körfez Savaşı ve Çekiç Güç, 1992 Eşref Bitlis’in Kuzey Irak Harekatı ve Muavenet Zırhlısı’nın Vurulması, 1993 Ocak ayında Uğur Mumcu’nun öldürülmesi, şubat ayında Eşref Paşa’nın uçağının düşmesi, mart ayında bizzat Özal’ın PKK ile ateşkes yapması, bu ateşkes ertesi toparlanıp şiddetlenen PKK’nın Mayıs’ta Bingöl’de 33 askerimizi şehit etmesi, arkasından yaşanmış olan Madımak ve Başbağlar vakaları, faili bilinmeyen cinayetler ve suikastler, tamamı aydınlatılmaz ve o evrede olanların reel suratı varacak nesillerimize aktarılmaz ise bugün Türkiye’nin nereye gittiği sualinin yanıtını bulamayız. Neden anlatılmıyor? Bunlar Türkiye politikasını nasıl etkiledi, neleri değiştirdi? Söylenmiyor. Biz vakaları sahada yaşadık, şahit olduk. Biz ölünce bu tarz şeyleri anlatacak hiç kimse kalmayacak. Bunları bahsetmek bizim zamanı görevimiz.

Türk Milleti büyük tehdit altındaTürk Milleti büyük tehdit aşağısında

ÖZAL TÜRKİYE’Yİ ALDATTI MI?

Özal’ı niye eleştiriyorsunuz?

Özal “Bir koyup, 3 elde edeceğiz” diye konuştu, ülkemizi 100 milyar dolar ekonomik kayba uğrattı. Özal, 1984′te PKK Şemdinli’ye saldırdığında “Bunlar 3-beş harami” diyerek bizi aldattı. Zamanla gördük ki 3-beş harami değilmiş. İşte bugün Özal siyasetinin devamını tatbik eden Erdoğan ve AKP, PKK ile masaya oturdu. Özal “Çekiç Gücü ben getirdim, endişelenmeyin” diye konuştu, fakat orada da yanılttı.

Çekiç Güç sebep ulaşmış, ulaşınca ne olmuştu?

1991′de Amerika ve Koalisyon Güçleri Irak’a harekata başladığında, Özal, Irak’ın kuzeyine uçuş ve müdahale yasağı konulmasını elde etmiş, kesime ecnebi askeri birliklerden meydana gelen Çekiç Güç varmıştı. Bunun cevabında bir de baktık ki ortaya Barzani’nin Özerk Kürdistan’ı çıktı. Bir baktık ki tam önümüze adedi 20 bini aşan PKK anarşi örgütü çıktı. Şimdi aynısı Suriye’nin kuzeyi için yapılmaya çalışılıyor. Aynısı.

UĞUR MUMCU’YU KİM ÖLDÜRDÜ?

Türkiye’nin en mühim soruşturmacı gazetecisi Uğur Mumcu, 1993′te arabasına yerleştirilen bombanın infilakı ile katledilmişti. Kitabınızda medya şehidimiz Uğur Mumcu’nun sebep öldürüldüğüne de cevap bulunmakta mı?

Uğur Mumcu’nun o dönemdeki tüm incelemelerini ve makalelerini inceledim. Uğur Mumcu’nun, öldürülmeden ilkin Amerika’nin Kuzey Irak’ta Çekiç Güç vasıtası ile bir Kürt Devleti oluşturmak istediğini, bunun, Sevr Planı’nın bir parçası bulunduğunu dediğini gördüm. Hazırladığı dosyalarda, ABD’nın Ortadoğu’da etmek istediklerinin Türk Milleti’ne yönelik suikast bulunduğunu izah ediliyor. Öldürülerek susturuldu. Uğur Mumcu cinayetinin sonradan meydana gelen köktencilik dinci örgütlere bağlanmasının hiç bir manası yok.Kitapta yazdım.

ÖZAL PKK’YI GÜÇLENDİRDİ Mİ?

Aynı sene Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele’nin kilit isimlerinden Binbaşı Cem Ersever de başına 2 mermi sıkılarak öldürülmüştü. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in uçağı düşmüştü. Nasıl yorumluyorsunuz?

Eşref Bitlis vakası yüreğimizde kanayan bir yaradır, dinmeyen bir acıdır. Yakın tarihimizde en büyük abanoz harekatını Eşref Bitlis başlattı. Tıpkı Uğur Mumcu benzer biçimde Eşref Paşa da tehlikeyi görmüştü. Eşref Bitlis’i yaşayan olarak bitirecek görenlerden biriyim. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile beraber vazife yerim Şemdinli’ye varmıştı. Amerika uçaklarının PKK’ya yemek vb. araç-gereç attığını Eşref Paşa’ya ben anlattım. Çekiç Güç’ün PKK’yı Kuzey Irak’ta eğittiğini, bu silahlı gücün köylerimize, şehirlerimize dominant yapacağını, Türkiye’yi bir ateş gölüne çevireceğini de söyledim. Eşref Paşa, Büyük Suikast’ı önüne geçmek için 3 Ekim 1992′de Kuzey Irak’a girmeyi kararlaştırdı. ABD’ya karşın PKK tehditi yok edilecekti. Aynı gün Türkiye’ye korkutma için Muavenet Zırhlısı vuruldu. Ama Eşref Paşa öyleki cengaver bir insandı ki durmadı. PKK’ya çok önemli darbe vuruldu. Kış meydana. Eşref Paşa bitirecek darbeyi ilkbaharda vuracaktı. Fakat Eşref Paşa’nın uçağı düştü, şehit oldu. Hemen peşinden Turgut Özal PKK ile ateşkes yapmış oldu. Dağılmakta olan teşkilat yine toparlandı. Tıpkı AKP İktidarı’nın icra ettiği şeklinde. Ve Özal’ın yardımıyla toparlanan PKK Bingöl’de 33 askerimizi şehit terk, K.Irak’ta olması ihtiyaç duyulan ayaklanmayı Türkiye’ye aktardı. Bunların diri tanıklarından biri benim. Bir başkası Binbaşı Cem Ersever’di.
Öcalan'a 5 benlik sekreteryaÖcalan’a 5 benlik sekreterya

TÜRK MİLLETİ TEHDİT ALTINDA

“Çözüm Süreci” ile “Büyük Suikast”in alakası nelerdir?

“Çözüm Süreci” dedikleri çağ ilkin başlatılan “Kürdistan politikası” sürecidir. Bedirhanoğlulları başkaldırısı ile Türk geçmişine kaleme alınmış, Seyit Abdülkadir isyanları ile geçindiren, içerisinde Halid-i Nakşi Tarikatı’nın şeyhlerinin de olduğu bir süreç. Bununla da kalmamış, Türk politikasına doğrultu vermiş. Adnan Menderes’ten itibaren, Korkut Özal, Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Cüneyt Zapsu, Abdullah Gül, Bülent Arınç, Recep Tayyip Erdoğan Halid-i Nakşi Tarikatı’nda yetişmiş müritlerdir. İnsanlar her iktidarı şahsı zamanında değerlendiriyor. Oysa bu, 50 senelik tarihsel orijini olan, fiilen Özal ile başlatılan, Çiller ile idame eden, en son Tayyip Erdoğan İktidarı ile tekrar güçlendirilen PKK’nın silahlı kuvvet olmasının yanısıra siyasal kuvvet vaziyetine getirilmiş olduğu, PKK’nın Güneydoğu Küçük Asya’da yönetim içerisinde yönetim vaziyetine getirilmiş olduğu bir süreçtir. Erdoğan devrinde Barzani devleti meşrulaştırılmıştır. Bunlarla da sınırı olan kalınmamıştır. AKP devrinde Türkiye’nin yeraltı ve alan üzeri zenginlikleri özelleştirme periyodu ile yabancıların eline geçmiştir. Türk Milleti gırtlağına değin borçlandırılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütünü ile ele geçirilmektedir. Türkiye’yi Bizans zihniyeti ile yöneten zihniyet her şeyimizi elimizden elde ediyor.

Yüz sene ilkin başlatılan Büyük Suikast verecek aşamaya ulaşmıştır. Tüm samimiyetimle söylüyorum; Türk Milleti ve Türk Yurdu tehdit altındadır. Geleceğimiz, evlatlarımızın yaşamı tehlikededir. Bu bir rövanş olarak görülüyor. 1071′den, Sevr’in düzensizleşmesine değin yaşananların rövanşını elde etmek isteyen kişiler ile Cumhuriyet karşısında rövanş elde etmek arzu eden Mustafa Kemal Atatürk düşmanlarının ortaklaşa iş yaparak yürüttükleri bir süreç bu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu Hükümeti’nin ara sıra Amerika ile PKK ve BDP ile restleştiğine, ara ara fazlaca sertleşen tartışmalara şahit oluyoruz. Öyle ise hepsi bir tiyatro mu?

Açık söylüyorum; bunların tamamı pusu. Bizim Türk Milleti’nin analizini yapmışlar. “One minutes” benzer biçimde sözler ile Amerika ve İsrail’e kabadayılık yapıldığında kamuoyunda sempati topladığını düşünüyorlar. Buna diyorlar ki; “Erdoğan sen istediğin benzer biçimde konuş kardeşim fakat bizim dediklerimizi de yap.” Bugün Erdoğan politikası ABD’nın, İsrail’in, Avrupa’nın ve Rusya’nın binlerce sayıya ulaşan sene arayıp bulamayacağı siyasettir.
Amerika: Silahlar IŞİD'in eline geçtiABD: Silahlar IŞİD’in eline geçti

IŞİD SURİYE KÜRDİSTANI İÇİN BAHANE Mİ?

Son evrede Kobani Savaşı ve ihtarname vakaları ekseninde yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bugün Kobani’de olan kişiler bundan 26 yıl evvel Halepçe’de yaşandı. Saddam’a kimyevi tabanca sattılar. Bu silahları Irak’ın kuzeyindeki peşmergelere ters kullanmasına ortam hazırladılar, teşvik ettiler. Saddam kimyevi tabanca kullanınca dediler ki; “Burada bir Kürt problemi bulunmakta. Uçuşa yasak tampon yer gerekli” dediler, Kuzey Irak’ta Kürdistan’ı kurdular. Şimdi aynısını Suriye’de yapıyorlar. IŞİD’i yöneten ABD’dır aslına bakarsan. Orada IŞİD eli ile vahşet inşa ediliyor. Bu ortamı taratıp, “Suriye’nin kuzeyinde Kürt problemi mevcut” diyecekler ve aynı senaryoyu yürürlüğe yerleştirecekler.

Ama Başbakan Ahmet Davutoğlu “Ben tampon yer demedim. Güvenli yer oluşturulsun dedim” diyor.

Hiçbir ayrım yok. Aynı şey. 1991′de Kuzey Irak’ta ne yaşanıyorsa bugün Kuzey Suriye’de o yaşanıyor. Amaç Suriye’nin kuzeyinde “Batı Kürdistan”ı oluşturmak.

IŞİD’İN İPLERİ KİMİN ELİNDE?

IŞİD ile alakalı değerlendirmeniz nelerdir?


Elimizde İsrail’in bir siyonist projesi mevcut. Ta 1982′den buyana yavaş yavaş tatbik ediliyor. İsrail kurulduğu günden itibaren Araplar ile savaştı. “Müslümanlar birleşirse beni ortadan kaldırır” endişesi yaşıyor. O nedenle islam dinine inananların birleşmemesi, parçalanması İsrail’in işine varıyor. Aynısını tehdit olarak Suriye’de yapıyor. Ama Yahudi-Müslüman çatışması bulunmaması için diğer vasıtaları kullanıyor. Müslümanı müslümana kırdırıyor. Kandırılmış kişileri biraraya getirerek müminleri şahsı içinde savaştırıyorlar. Ben IŞİD militanlarının bunların bilincinde olduklarına inanmıyorum. İpler Amerika, Avrupa ve İsrail’in elinde. IŞİD diye tabir edilen budur. Bu örgütün vazifesi Irak ve Suriye’yi parçalamak ve bu ülkenin kuzeyinde Kürt problemi yaratmaktır. Bu idrak internasyonal mensup çevrede yerleştiği anda PYD-IŞİD çatışması kalacak.

Peki sizce Türkiye dile getirdiğiniz “Büyük Suikast”ten nasıl kurtulur?

Demokrasiye, hukuka, anayasaya saygılıyız. Anayasanın Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve Türk Milleti’nin geleceğini güvence dibine bölge hükümleri bulunmakta. AKP politikası Türk Devleti ve Milleti’nin mevcudiyet ve bekasını fiilen tehlikeye düşürüyor. Bu suçtur. Duruma el koyması ihtiyaç duyulan Türkiye Büyük Millet Meclisi mevcut. Gerçekçi olursak, çoğunluğun AKP’de olduğu meclisten bir netice elde etmek olası görünmüyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı mevcut. Buradan onlara ihbarında bulunuyorum. Eğer yeniden netice çıkmazsa geriye Türk Milleti kalıyor. Çünkü anayasayı savunmak Türk Milleti’nin rolü ve hakkıdır. Çünkü evlatlarımızın yaşamı tehdit altındadır.
 
Kan Uykusu Belgeseli Video izle Full (Mutlaka izleyin)

Erdal Sarızeybek Türkiye Parçalanıyor mu? Kanıtlar Video Full izle


EmoticonEmoticon